Netflix’in mart sonunda yayınladığı Alman ortak yapımı mini-dizi Unorthodox, yoğun dizi trafiği içerisinde izleme sıramda bir türlü üst sıralara çıkamayan dizilerden biriydi. Hatta diziyi izleyeceğime olan inancımı tamamen kaybedip izleme listemden de çıkarmıştım ki güvenilir bir tavsiye üzerine diziyi yeniden izleme kararı alarak nihayet izledim ve değerlendirmesiyle karşınızdayım…

Esther (Shira Haas), New York’taki koyu bir Ortodoks Yahudi cemaatine mensup genç bir kadındır ve dini kurallara uygun şekilde genç yaşta evlendirilmiştir. Esther, evlenmeden önce, müstakbel eşi Yanky (Amit Rahav) ile ilk görüşmelerinde ona diğer kızlardan farklı olduğunu söyler. Gerçekten de farklıdır. Kendini mensubu olduğu çevreden farklı hissetmektedir. Ve evliliğin üzerinden çok geçmeden Esther, her şeyi arkasında bırakarak içindeki müzik aşkıyla birlikte Berlin’e, küçük yaşta onu terk eden annesinin yaşadığı yere kaçar…

Diziye Esther’in kaçış macerasıyla başlıyoruz ve aksiyonu bol başlangıç diziye bağlanmamızı kolaylaştırıyor. Karakterin nasıl bir şeyden kaçtığını tahmin etmemiz de onunla kolay bağ kurmamızı sağlıyor. Bununla birlikte çok geçmeden paralelde karakterin geçmişte yaşadıklarını izlemeye başlıyoruz ve izlediğimiz kaçış macerası giderek daha anlamlı hale geliyor…

Unorthodox’u başarılı kılan şeylerden biri de karakterler arasında net şekilde taraf tutmaması. Bu tip dizilerden alışkını olduğumuz durum Esther’in peşine düşen Yanky’nin tamamen kötü adam olması olsa da burada öyle bir durum mevcut değil. İlk başta kötü adam sandığımız Yanky’nin kötü gözüken özelliklerinin çok geçmeden aşırı saflığından ve yetiştirilme tarzından dolayı hiçbir şeyi sorgulamamasından kaynaklandığını öğreniyoruz. Öyle ki Avrupa’ya gidip sadece mezarlık gezmiş olan bir karakterden bahsediyoruz…

Her ne kadar dizi, Yanky karakterini yansıtmakta çok başarılı olsa da Esther’in karakter gelişimiyle ilgili bazı problemler yok değil. O kadar dışa kapalı bir çevrede yetişen Esther’in kabuğunu kırma aşaması çok basit hissettiriyor. Berlin’de en ufak bir uyum problemi yaşamaması, hemen çok hızlı şekilde bir arkadaş çevresi edinmesi çok çabuk geçiştiriliyor… Bu noktada ise aslında Shira Haas’ın başarılı performansı biraz olsun yardıma koşuyor ve senaryonun bu boşluğuna çok fazla takılmamız gerektiğine bizi ikna etmeyi başarıyor…

Unorthodox benim izlediğime çok memnun kaldığım bir dizi oldu. Bunun temel nedeni de hiçbir bilgim olmadığını fark ettiğim Hasidik Yahudilerle ilgili ciddi bir bilgi kazanımı edinmem oldu. Diziyi izledikten sonra konuyu daha derinlemesine araştırma isteği oluştu. Bu şekilde araştırmayı teşvik eden dizi, filmleri değerli buluyorum… Bununla birlikte yıllarca hep Almanların Yahudilere yaptığı zulümleri izledik, fakat burada artık günümüzdeki Almanya’nın baskıdan kurtulmak isteyen Yahudiler için sığınak noktası olabildiğini izliyoruz. Yani dizi aslında Almanya için de “biz değişeli çok oldu, yaşananlar tarihi filmlerde kaldı” deme şekli. Bu değişimin gerçekten yaşandığını düşünecek olursak da bu savunmaya itiraz etmenin anlamı yok…

50 dakika civarındaki 4 bölümden oluşan Unorthodox, hem kısa süresiyle fazla vaktinizi almayacak olması hem de izledikten sonra size bir şeyler katmasının neredeyse kesin olması nedeniyle es geçmemenizi önerdiğim bir mini dizi. Deborah Feldman’ın kendi hayat hikayesinden uyarlanan dizinin ikinci sezonunun yapımcılar tarafından istenmediğini ve çok büyük ihtimalle ikinci sezonunun gelmeyeceğini de belirtelim…

Unorthodox 1. Sezon

7.5

Puan

7.5/10
%d blogcu bunu beğendi: