İstanbul Modern’in sinemaseverlere sunduğu şahane çevrimiçi film festivallerinden bir yenisi geçtiğimiz gün “Aşk Yeniden” konseptiyle birlikte başladı. Etkinliğin açılış filmi ise ilk gösterimini Berlin Film Festivali’nde yaparak burada en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanma başarısı gösteren “I’m Your Man” oldu. Daha çok oyuncu yönüyle bilinmesine karşın Netflix’in epey ses getiren mini dizisi Unorthodox ile yönetmenlikte de iddialı olduğunu gösteren Maria Schrader imzalı film, tam da festival başlamadan bir gün önce Almanya’nın Oscar aday adayı olarak gösterildi. Her ne kadar bu taze bilgi filme dair beklentiyi biraz yükseltse de filmin beklentilerimin çok üstüne çıkması hiç zor olmadı…

Alma (Maren Eggert), yeni boşanmış ve işinde de işler tam olarak istediği gibi gitmeyen bir kadındır. Bir müzede çalışan Alma’nın araştırmalarında fon olarak kullanacağı paraya ihtiyacı vardır ve bunun için karşısına enteresan bir fırsat çıkar. Bir teknoloji şirketinin geliştirdiği ve karşısındaki kişinin tam hayallerindeki partner olma vaadini sunan insansı robot… Alma, bu insandan ayırt etmenin çok zor olduğu robot ile üç hafta geçirecek ve sonrasında robot ile ilgili bir inceleme yazısı yazacaktır. Bu üç haftalık süreç Alma’nın tamamen iş olarak baktığı bir süreçtir ve teknolojik bir makine ile kurulabilecek ilişkiye asla ihtimal vermemektedir…

Teknoloji hayatlarımızı tarihte benzeri görülmeyen bir hızda değiştirmeye devam ediyor. Neredeyse hepimiz gün geçtikçe daha fazla makinelerle, daha az insanlarla vakit geçiriyoruz. Peki ya hayat arkadaşımızın bile bir makine olduğu bir dünya nasıl olurdu? I’m Your Man, işte bu soruyla birlikte teknolojinin gelebileceği en üst seviye noktalardan birinin insan hayatına etkisi üzerine düşündürüyor. Aslında sadece teknoloji üzerine değil genel olarak ilişkiler üzerine de düşündürüyor. Aradığımız gerçekten kusursuz bir eş mi? Yoksa kabul edebileceğimiz insani hataları olan biri mi?

I’m Your Man, daha ilk sahnelerinden itibaren izleyiciyi kolayca yakalayabilen bir film. Özellikle robotumuz Tom (Dan Stevens) ile tanışmanın ardından oldukça keyifli ve sürükleyici bir senaryo buluyoruz karşımızda. Son dönemde sıkça işlenen temalar etrafında geziyor gözükse de filmin hemen her hamlesi özgün hissettirmeyi başarıyor. Başroldeki Maren Eggert’ın başarılı performansı bir yana robot karakterini inandırıcı kılmayı başaran Dan Stevens da övgüyü hak ediyor. Toni Erdmann ile beğeni toplayan Sandra Hüller’in de filmde küçük ama etkili bir rolü olduğunu not düşmekte fayda var…

Anlayacağınız I’m Your Man’i hemen her şeyiyle çok sevdim. Seyir zevki yüksek, ele aldığı konuya özgün yönlerden bakabilen ve izleyiciyi farklı şekillerde düşünmeye teşvik eden bir film. Kendi türünün en iyileri arasında anılmayı hak ediyor. Bu yılın şu ana kadar izlediğim en iyi filmi olmasının yanı sıra bugüne kadar izlediğim en iyi Alman filmlerinden biri. Umarım sadece kısıtlı sayıdaki festival seyircisiyle sınırlı kalmaz ve daha geniş kitlelere ulaşma şansı yakalayabilir…

I'm Your Man

9

Puan

9.0/10