İngiliz televizyonlarında başladığı ekran macerasına Netflix çatısı altında devam eden fenomen bilim-kurgu dizisi Black Mirror, beşinci sezonuyla karşımızda. Netflix’e geçtiğinden bu yana altışar bölümlük sezonlarla karşımıza çıkan dizi, bu kez ilk iki sezondaki yapısına geri dönerek üç bölümlük mini bir sezonu tercih etti. Kendi yükselttiği beklentilerin ve tüketmeye başladığı konuların etkisiyle izleyicilerin beğeni konusunda uzlaşamadığı bir hale dönüşen dizi, aslında beşinci sezonuyla da çokça olumsuz eleştiri aldı. Buna karşın benim görüşüm daha çok olumlu tarafta…

Striking Vipers adını taşıyan ilk bölüm aynı zamanda sezonun en çok tartışılan bölümlerinden oldu. Dizinin daha önceki bölümlerinde de benzerlerini gördüğümüz sanal gerçeklik teknolojisinin farklı bir boyutunu ele alan bölüm, oldukça sürükleyici ve varacağı nokta itibariyle merak uyandırıcıydı. Sevmeyenlerin tepkilerini anlasam da şahsen bölümün farklı şeyler düşündürmesini epey sevdim. (8/10)

Smithereens, hem sezonun hem de Black Mirror’un bugüne kadar yayınladığı en ilginç bölümlerden bir tanesiydi. İşin doğrusu bölüm geneli itibariyle bir Black Mirror bölümü gibi değil de polisiye dizi bölümü gibi hissettirdi. Hem yaşanan olayların sebebine dair merak uyandırdı hem de alttan alta teknolojinin hayatlarımıza etkisine dair mesajlar vermeyi ihmal etmedi. Bölümün konuk oyuncusu olan Andrew Scott’ın muhteşem performansı ise bölümün polisiye yanının en iyi rehine filmlerine taş çıkaracak seviyeye çıkmasını sağlamış. Bölümün verdiği en büyük mesaj ise en sona saklanmış ve bunu biraz fazla göze soktuğu için bölüm eleştirilmiş. Ancak bu eleştirileri bölümü izledikten sonra son derece tuhaf buldum. Black Mirror bölümü Black Mirror’luk yaptığı için eleştirilmiş? Bana göre bölümün eleştirilebilecek tek noktası sürenin biraz fazla bol kullanılmasıydı. (9/10)

Rachel, Jack and Ashley Too adlı sezonun üçüncü ve son bölümü ise sezon öncesinde en çok merak ettiğimdi. Dizinin tarzından çok uzak duran ve ünlü popçu Miley Cyrus’ı konuk eden bölüm buna karşın sezonun en az beğenilen bölümü oldu ki ben de bu duruma katılmak durumundayım. Miley Cyrus’ın nefret edenlerinin çok olması çeşitli sitelerdeki puanlarını doğrudan olumsuz etkilemiş olabilir ancak bölümün kendi sorunları olduğu da bir gerçek. Bölümün çıkış noktası aslında gayet iyi. Ünlü bir popçu ve ondan esinlenerek hazırlanan oyuncağının iki kız kardeşin hayatlarına etkisini izliyoruz. Bu iki kız kardeşten Ashley’ye (Miley Cyrus) hayran olanını The Nice Guys ile tanıdığımız Angourie Rice oynuyor. Buraya kadar her şey güzel ama bölümün gidişatı tatmin edici olmaktan uzak bir şekilde ilerliyor. İşin bilim kısmının basit geçiştirilmesi bir yana bölüm içinde mantıksızlar, oldu bittiye getirilmişlikler var. Bölümün sevdiğim kısımları yok diyemem ama bu konudan çok daha iyisi çıkarılabilirdi? (7/10)

Black Mirror 5. Sezon

8

Puan

8.0/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: