Online yayıncılıkla ve ücretli platform kanallarının yükselişiyle birlikte dizi yayıncılığında eski standartlaşmış pek çok kalıp geride kaldı. Dizilerin bölüm sayıları, bölüm süreleri ve içeriklerinin yanında dizilerin yayın tarihlerinde de ciddi bir esneklik imkanı doğdu. Amazon’un 2016’nın sonunda yayınladığı Fleabag’in ikinci sezonunun neredeyse üç yıl sonra gelmesi de bunun çarpıcı örneklerinden oldu… BBC ve Amazon ortaklığıyla hayata geçen dizi ilk sezonuyla olumlu tepkiler alsa da çok adını duyuramamıştı, benim de tek bölümde terk ettiğim diziler kervanına katılmıştı. Üç yıl aranın ardından gelen ikinci sezon o kadar iyi tepkiler aldı ki diziye yeniden şans verme gereksinimi hissettim ve iki sezonluk sayılabilecek bir yazıyla karşınızdayım…

Fleabag (Phoebe Waller-Bridge), otuzlu yaşlarının başında Londra’da hayatını tek başına sürdürmeye çalışan ve gine domuzu temalı bir cafe işleten genç bir kadın. Hayattaki en yakını kendisinden çok farklı karakterde olsa da pek mutlu sayılmayacak bir evliliği sürdüren kardeşi Claire’dan (Sian Clifford) başkası değil. Geçmişiyle ilgili pek bir şey bilmediğimiz Fleabag’i bölümler ilerledikçe tanımaya başlıyoruz ve onun yaşantısına konukluk ediyoruz…

Şu günlerde Killing Eve’in senarist ve yapımcısı olarak da adından sıkça söz ettiren Phoebe Waller-Bridge, bu dizinin de her şeyi durumunda. Dizinin hazırlayıcısı olmak bir yana başrol performansıyla da diziyi her an sırtlıyor. Dizide olaylara tamamen Fleabag’in gözünden bakıyoruz ve zaman zaman House of Cards’ta benzerini gördüğümüz şekilde ana karakterin bizle konuşmalarına da tanıklık ediyoruz. Bu anlar şüphesiz diziye farklı bir hava katma konusunda büyük rol oynuyor.

Komedi yönüyle öne çıkıyor gibi gözükse de Fleabag, dramatik yönü de bir hayli kuvvetli bir yapım. Aslında özünü ağır dramatik olaylardan alan dizinin farklı tarzına alışmak biraz zaman alsa da diziye ve karakterlerine alıştıktan sonrası epey sürükleyici bir şekilde devam ediyor… Bu bağlamda ikinci sezonun ilkinden daha iyi olduğunu söylemek de gayet mümkün.

İkinci sezonun başarısında diziye peder rolüyle katılan Andrew Scott’ın da ciddi payı mevcut. Fleabag ve pederin ilişkisi sezonun en çarpıcı yanını oluştururken diğer yardımcı oyuncular Sian Clifford ve üvey anne rolündeki Olivia Colman güçlü performanslarıyla ciddi katkı sunmayı sürdürdüler. Evet, bu yıl The Favourite ile en iyi kadın oyuncu Oscar’ını kazanan Olivia Colman…

İki sezonu da ortalama 25 dakika civarındaki 6 bölümden oluşan Fleabag, farklı tarzı ve kaliteli oyunculuklarıyla öne çıkan eli yüzü düzgün bir yapım. Henüz benim için “kaçırılmaması gereken” dizilerden olmasa da şans vermek isteyebileceğiniz yapımlardan…

Fleabag 2. Sezon

7.3

Puan

7.3/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: