Son yılların en çok adından söz ettiren yönetmenlerinden biri olan ve kendine has tarzıyla geniş hayran kitlesi edinen Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos ile ilk tanışmam 2015 yapımı The Lobster ile pek hoş olmayan bir şekilde olmuştu. Geçen yılki Killing of Sacred Deer ve ardından gecikmeli olarak izlediğim Dogtooth ile birlikte ise Lanthimos, benim de işlerini merakla takip ettiğim birine dönüştü. Özellikle de Emma Stone, Rachel Weisz gibi pek sevdiğim oyuncuları da kadrosuna alan The Favourite bu yılın en çok merakla beklediğim filmlerinden bir tanesiydi…

18. yüzyılın başlarında, İngiltere’deyiz. O sıralar Fransa ile aktif savaş içinde olan İngiltere’de saray Kraliçe Anne’e (Olivia Colman) kalıyor. Fakat Anne’in kraliçelik için biçilmiş kaftan olduğu söylenemez. Kraliçenin fazlasıyla (!) yakın arkadaşı olan Leydi Sarah (Rachel Weisz), bu durumdan faydalanarak görünmez yöneticiliği üstleniyor. Ta ki yeni hizmetçi kız Abigail (Emma Stone) saraya gelene kadar… Eski bir leydi olan Abigail’in gelişiyle birlikte sarayda güç savaşı farklı bir boyut kazanıyor…

Hikayesini gerçek karakterlerden alsa da The Favourite, kurmaca bir öykünün ürünü. Yorgos Lanthimos’un kendine has absürtlüğünden esintileri bu filmde de görebilmek mümkün ama Lanthimos’un kendi tarzından en çok uzaklaştığı filmin bu film olduğu da aşikar. Bundaki temel faktör olarak da senaryoda bu kez Lanthimos’un parmağının olmayışı gösterilebilir. Her ne kadar sarayda güç savaşı temalı kostüm dramalarını çok izlesek de, film bize içerik olarak pek yeni bir şey sunmasa da Yunan yönetmenin çabalarıyla birlikte The Favourite oldukça keyifli bir işe dönüşmüş…

The Favourite’ın en güçlü yanlarından biri renkli oyunculuk performansları. Emma Stone, son yıllarda her filminde tekrar tekrar kendine hayran bırakmayı başarıyor. Burada da harika. Her ne kadar yardımcı oyuncu rolünde Oscar’a aday olsa da aslında filmin en çok süre alan ismi ve bence karakteri de filmin merkezinde olduğundan tam bir başrol. Ona eşlik eden ve ilk kez bu kadar göz önünde olan Olivia Colman’ın performansı da bir hayli keyifli… Rachel Weisz de performansıyla diğer iki oyuncuya iyi ayak uydurmayı başarıyor…

Üst düzey prodüksiyonu, sıra dışı klasik müzik kullanımı, leziz görüntü yönetimi ve muhteşem oyunculuk performanslarıyla The Favourite, yılın pek çok yönden en iyilerinden biri olsa da senaryosunun yetersizliği tüm mükemmelliğe ciddi bir gölge düşürüyor. Yine de 10 Oscar adaylığının pek çoğunu hak eden filme siz de hak ettiği şansı verin derim…

izleryazar’ın itirafı: Filmi kötü koşullarda izleyerek haksızlık yaptığımı düşünerek yazının ilk yayınından kısa bir süre sonra daha iyi koşullarda tekrar izledim. İkinci izleyişim sonrası filmin puanını 6.0’dan 7.5’a yükselirken yazı içerisinde de bazı düzenlemeler yapmayı bir zorunluluk hissettim. izleryazar’da 600’den fazla yazıda ilk kez böyle bir durum oluştu ve tekrar olmaması için çabalayacağımı belirterek sizlerden özrü borç bilirim.

The Favourite

7.5

Puan

7.5/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: