Amerika’nın en önemli bağımsız film festivallerinin başında gelen Sundance Film Festivalinde bu yıl en çok beğeni toplayan filmlerden bir tanesi yönetmen Max Barbakow’un ilk filmi olma özelliğini taşıyan “Palm Springs” oldu. Film öyle beğenildi ki Neon ve Hulu ortaklığı tarafından festivalin tüm zamanlar rekorunu kıracak ücretle yayın hakları satın alındı. Benim için Andy Samberg ve Cristin Milioti’nin başrolleri paylaşması bile başlı başına heyecanlanma sebebi iken filmin bu denli güçlü tepkiler alması beklentileri arşa çıkardı. Ve evet, birkaç gün önce Hulu’da gösterime giren film, yüksek beklentileri karşılayacak kadar iyi bir film…

1993 yapımı Groundhog Day sadece gelmiş geçmiş en iyi filmlerden biri değil, aynı zamanda pek çok yeni fikir için esin kaynağı oldu. Filmin ana fikrinin de pek çok farklı versiyonu yıllar içerisinde karşımıza çıktı. Tıpkı geçen yıl izlediğimiz Natasha Lyonne dizisi Russian Doll gibi. Palm Springs de aslında Groundhog Day’in yolunu izleyen filmlerden bir diğeri, fakat konuyu romantik komediyle o kadar iyi birleştiriyor ki türünün en iyilerinden biri olarak anılmayı hak ediyor…

Kaliforniya’nın lüks yerleşim birimlerinden olan Palm Springs’te bir düğünün sabahına ana karakterimiz Nyles (Andy Samberg) ile birlikte uyanıyoruz. Nyles’ın kız arkadaşı Misty (Meredith Hagner) gelinin en yakın arkadaşıdır. Nyles’ın düğün için ya da hayata dair herhangi bir şey için heyecanlı gözüktüğünü söylemek zordur… Öte yandan diğer ana karakterimiz Sarah (Cristin Milioti) ise gelinin kız kardeşidir. İkilinin düğün gecesi karşılaşmaları pek çok yeni, zaman zaman kendini tekrar eden maceranın başlangıcı olacaktır…

Zaman döngüsü filmleri sadece eğlenmek için izlenen hafif filmler gibi gözükseler de aslında felsefe arayışındaki önemli filmlerdir. Bu filmlerdeki zaman döngüsünün benzerini maalesef pek çoğumuz monoton hayatlarımızda sık sık yaşıyoruz. Özellikle Covid-19 nedeniyle bu yıl her zamankinden de fazla yaşıyoruz… Groundhog Day’de bir adamın bu monotonluktaki anlam arayışını izliyorduk. Palm Springs’de ise bir ikilinin birlikte anlam arayışını izliyoruz ve dolayısıyla olaya yeni boyutlar katılıyor. Olaylar daha da ilginçleşiyor…

Filmin iyi işlemesinde başrol oyuncularının arasındaki muhteşem uyumun payı epey yüksek. Brooklyn Nine-Nine’daki Jake Peralta karakteriyle fenomenleşen Andy Samberg, dizideki karakterini unutturmayı başararak Jake Paralta’dan fazlası olduğunu gösteriyor. How I Met Your Mother’ın en kötü sezonunun en güzel şeyi olan Cristin Milioti’yi izlemeyi çok seviyorum, burada da filmi sevmeyi çok kolaylaştırıyor… Başroldeki ikilimizin yanı sıra J.K. Simmons’ın varlığı da film için çok değerli. Usta oyuncunun canlandırdığı Roy karakteri hem hikayeye merak ve gerilim unsuru katıyor hem de filmin aradığı anlamı güçlendirmede ciddi katkı sağlıyor…

Palm Springs, hem çok eğlenceli hem de anlatmak istedikleriyle değerli bir film. Sadece bu yılın değil son yılların en iyi romantik komedilerinden bir tanesi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle benim gibi zaman döngüsü konusuna ilginiz varsa kaçırmayın, ilginiz yoksa da bu filmden sonra olabileceğinden yine kaçırmayın…

Palm Springs

9

Puan

9.0/10