Back to the Future izlediği gün sinemaya bakışı değişmiş, ilgisi çok artmış biri olarak bende zamanla oynayan dizi ve filmlerin yeri ayrı. Zaman döngüsü filmleri de bu türün bir farklı versiyonu olarak görülebilir. Bu versiyonun en büyük başyapıtı ise şüphesiz 1993 yapımı Harold Ramis imzalı Bill Murray filmi Groundhog Day. İşte Netflix’in kısa sürede ses getiren, en yeni dizilerinden Russian Doll da Groundhog Day’in izinden giden ve konuyu farklı bir noktaya taşımaya çalışan yapımların en sonuncusu…

Nadia Vulvokov (Natasha Lyonne) 36. doğum gününü kutlayan bir oyun yazılımcısıdır. Ağzından eksik etmediği sigarasıyla, etrafındaki herkese kaba saba davranmasıyla aslında kağıt üzerinde sevilesi olmaktan uzak bir karakter. 36. doğum gününde bir araba kazasıyla ölmesi ise Nadia’nın hayatı için bir son değil yeni, bol tekrarlı bir başlangıç olur…

Zaman döngüsü filmlerini genel olarak sevsem de çok riskli bir tür olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü iyi işlenemediği halde tekrara çabuk düşer ve izleyicinin ilgisini canlı tutamayabilir. Bu nedenle bu filmlerin çoğu süre olarak da kısa tutulur. Hal böyleyken böyle bir konuyu alıp diziye çevirmek oldukça riskli bir iş. Russian Doll da ilk bölümleriyle türden bekleneni veren bir dizi gibi başlıyor. İzlerken eğlendiriyor ama bir yandan da bu konuyu ne kadar sürdürebilirler, nereye varabilirler diye endişelendiriyor. Fakat dördüncü bölümde yaşanan gelişmenin ardından dizi, türün diğer yapımlarından ayrılmaya başlayarak daha ilgi çekici bir hale geliyor ve endişeleri dindirmeyi başarıyor. Özellikle sezon finaline doğru giderek ritmini arttıran dizi, sezon finaliyle zirvede bir kapanış yapmayı başarıyor…

Dizinin başrolünde aynı zamanda dizinin yaratıcılarından biri olan ve Orange Is the New Black’ten tanıdığımız Natasha Lyonne oldukça keyifli bir performans sunuyor. Bir yandan sinir bozucu olsa da tuhaf bir sempatikliği bulunan Nadia karakteri dizinin ilgi çekiciliğinin temel noktalarından biri. Ona eşlik eden Charlie Barnett, çok ekstra bir performans sunmasa da sevilebilir bir karakteri iyi oynuyor. Bu iki isim dışında dizide çok fazla dikkat çekici isim, performans olduğu söylenemez. Belki Orange Is the New Black’ten tanıdığımız bir başka oyuncu Dascha Polanco’nun Beatrice rolündeki varlığından söz edilebilir…

Russian Doll, mükemmel olmasa da iyi vakit geçirmenizi sağlayacak ilgi çekici bir konuya sahip ve tekrardan ibaret olmayan bir dizi. Yapımcıları arasında Amy Poehler’ın da bulunduğu ve bir süre Harry Nillsson’ın muhteşem “Gotta Get Up” şarkısıyla güne başlamanızı sağlayacak dizinin ilk sezonu 25-30 dakikalık 8 bölümden oluşuyor. Üç sezon olarak tasarlanan dizi, gördüğü ilgi sonrası bu hedefine ulaşacak gibi gözüküyor. Eğer türe ilgi duyanlardansanız önerebilirim, yalnız tek bölümle değerlendirmeyip bütün olarak şans verin derim!

Russian Doll - 1. Sezon

7.5

Puan

7.5/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: