A Beautiful Mind, Apollo 13, Frost/Nixon ve Rush gibi çok sayıda önemli eseri sinemaya kazandıran Ron Howard’ın buna karşın istikrarlı bir kariyere sahip olduğunu söylemek zor. Fakat Leonardo DiCaprio’nun Oscar kazandığı günden bu yana sosyal medyanın Oscar alması için en çok hevesli olduğu iki isim haline gelen Glenn Close ve Amy Adams’ı bir araya getiren Hillbilly Elegy için heyecanlanmamak çok zordu. Ne var ki film için yurtdışından gelen ilk yorumlar ciddi anlamda tat kaçırıcı cinstendi. Beklentiyi düşürsem de eleştirmenlerin yanıldığını umarak filmi Netflix’te gösterime girer girmez hevesle izledim ve yanılmadıklarını bizzat görmüş oldum…

J.D. Vance, çocukluğunu Amerika’nın Apalaşlar denen kendine has özellikleri olan dağlık bir bölgesinde geçirmiş genç bir avukat adayıdır. Yale Üniversitesi gibi köklü bir kurumda hukuk okumakta olan J.D. (Gabriel Basso) önemli bir şirketle mülakatı öncesinde kız kardeşi Lindsay (Haley Bennett) ile telefon görüşmesi yapar ve annesi Bev’in (Amy Adams) uyuşturucu kullanımından dolayı kötü durumda olduğunu öğrenir. Bu olay üzerine J.D.’nin çocukluk anıları canlanır ve annesi Bev ile yaşadığı zorlukları, son derece kaba bir kadın olan anneannesi Mamaw’dan (Glenn Close) bulduğu değerli teselliyi hatırlamaya başlar…

Hillbilly Elegy, J.D. Vance’in aynı ismi taşıyan ve çok satan otobiyografik romanından uyarlanmış bir film. Doğrusu kitabın neden çok sattığını pek anlayamadım. Trump’a zafer kazandıran kişileri simgeleyen bir kitap olduğu ve Amerika’da bu nedenle ses getirdiği söylense de filmde bu konuda pek bir şey elde etmek zordu…

Ron Howard’ın eldeki konuyu alış şekli tamamen zorluklara rağmen başarılı olabilmiş bir adamın hikayesi şeklinde olmuş. Ne var ki karakterin ulaştığı başarı çok ahım şahım bir başarı değil, hatta çok sıradan. Bunun yanında karşılaştığı zorluklar da çok yüzeysel ele alınmış. Amy Adams’ın oynadığı anne Bev karakteri filmin en önemli karakteri. Film boyunca annenin oğluna çıkardığı zorlukları izliyoruz. Fakat karakterin neden bu halde olduğuyla hiç ilgilenilmemesi karakterin çok yüzeysel kalmasına neden olmuş…

7 kez Oscar’a aday olan Glenn Close ve 6 kez Oscar’a aday olan Amy Adams bugüne dek hiç Oscar kazanamadılar. İki oyuncunun birden bu filmle Oscar kazanması pek çok kişi için güzel bir rüya olsa da filmin vasatlığı sonrası bu beklenti çok azalmış durumda… Oscar’da başrol olarak yarışacağına kesin gözüyle bakılan Amy Adams, buna karşın filmde çok net bir başrol değil. Biraz önce de belirttiğim nedenlerden dolayı karakterinin çok kötü yazılmış olmasına rağmen Amy Adams karakteri hissettirebilmek için çok çabalamış. Performansı için kötü denemez ama kötü yazılmış bir karakter için oyuncu çabası bir yere kadar. Yine de Oscar adaylığı koparması hala mümkün…

Glenn Close’un Lady Gaga ile kıyasıya yarıştığı ve sonunda ödülü Olivia Colman’a kaptırdığı Oscar sezonu hafızalarımızda tazeliğini korurken Hillbilly Elegy’deki rolüne tamamen Oscar kazanma ümidiyle hazırlandığı çok belli. Fakat bu fazla çaba bir miktar yapaylığı da beraberinde getirmiş, karakteri adeta bir komedi skecinden fırlamış gibi gözükmüş… Yine de bu yapay karakterin içinde bile üst düzey performans gösterip parladığı anlar olmuş. Bu yıl yardımcı kadın oyuncu kategorisinde boşluk olduğunu da düşünürsek abartılı performansları seven Akademi’nin bir kez daha gönlünü kazanıp sekizinci adaylığı alma şansı hala çok yüksek. Hatta ödül ihtimali de mevcut olsa da benim bayıldığım bir performans olduğu söylenemez…

Anlayacağınız yılın ödül avcısı filmlerinden biri olmasını beklediğimiz Hillbilly Elegy, çok zayıf bir konunun etrafında kurgulanan ve tamamen sırtını oyunculuk performanslarına dayayan bir yapım olmuş. Senaryonun zayıflığı bir yana Ron Howard’ın çok hareketli kamerasını sevememem ve özensiz kurgu da filme bağlanmamın önündeki diğer önemli etkenler oldu. Dikkat ettiyseniz filmde başarı hikayesi anlatılan J.D. Vance’ı oynayan Gabriel Basso’dan (ya da çocukluğunu oynayan Owen Asztalos) bahsetmeye gerek bile duymadım. O kadar silik bir başarı öyküsüydü…

Hillbilly Elegy (2020)

4

Puan

4.0/10