İlk filmi 2015 yapımı “The Diary of a Teenage Girl” ile dikkatleri çektikten sonra geçtiğimiz yıl “Can You Ever Forgive Me?” ile günümüzün potansiyeli en yüksek kadın yönetmenlerinden biri olduğunu gözler önüne seren Marielle Heller üçüncü filmiyle de yükselişini sürdürüyor. Marielle Heller, üçüncü filminde Amerika’da otuz yılı aşkın süre çocuk programı yapan ve çok sevilen Mister Rogers etrafında gelişen bir hikayeyle karşımızda…

Her ne kadar Amerika’da çok tanınsa da Fred Rogers’ın bilinirliği diğer ülkelerde oldukça sınırlı. Ben de Fred Rogers’ı ilk kez geçtiğimiz yıl yayınlanan ve epey ses getiren belgesel “Won’t You Be My Neighbor?” sayesinde tanıyıp hayran kalmıştım. Bir de Fred Rogers’ı filmde oynayacak kişinin Tom Hanks olduğunu duyunca film için heyecanlanmamak benim için çok zordu. Ödül sezonunda beklentilerin altında kalsa da karşımızda iyi bir film, yılın en “iyilik” dolu filmi var…

A Beautiful Day in the Neighborhood, alışıldık türden bir biyografi filmi değil. Filmin posterlerini süsleyen isim olup, film tamamen onunla özdeşleştirilse de filmin ana karakteri Fred Rogers (Tom Hanks) değil… Ana karakterimiz ise bir dergide editörlük yapan ve kendi mesleğinde ünlü ve saygın bir adam olan Lloyd Vogel (Matthew Rhys). Lloyd, tam da ailevi sorunlar yaşadığı bir dönemde Fred Rogers portresini ortaya koyan bir yazı hazırlaması için görevlendiriliyor…

Gerçek olaylardan uyarlanan A Beautiful Day in the Neighborhood, oldukça etkileyici ve insanın içini ısıtan duygusal bir hikayeye sahip. Fred Rogers zaten başlı başına filmi ilgi çekici kılmak için yeterli bir sebep. Eğer film kurmaca olsaydı muhtemelen bu kadar nezaket sahibi bir insan olmasının mümkün olmayacağını düşünüp karakteri gerçekçi bulmayabilirdik. Fakat Mister Rogers gerçekten de bu filmde anlatıldığı gibi, başka dünyadan gelmiş gibi çok özel bir insanmış ve hepimizin ondan öğreneceği çok şey var. Tıpkı filmdeki ana karakterimiz Lloyd Vogel gibi…

Mister Rogers, şüphesiz televizyon dünyasının gördüğü en iyi ve en örnek insanlardan biriymiş. Onu oynayacak oyuncu olarak ise sinema dünyasının en iyi insanı olarak gösterilen Tom Hanks’ten başkası düşünülemezmiş. Oyunculuğu bir yana özel yaşantısıyla, çevresindekilerle ilişkisiyle ve yaptığı rastgele iyiliklerle Tom Hanks gerçekten örnek bir kişilik. Belki fiziksel olarak çok da benzedikleri söylenemez ama Tom Hanks ruhen Fred Rogers olmayı başarmış. Özellikle filmdeki sesini etkin kullanımı mükemmel. Zaten ilgi çekici olan karakteri çok daha ilgi çekici hale getirmeyi başarmış. Film boyunca bir sonraki hareketini, bir sonraki ağzından çıkacak kelimeleri merakla bekledim. Yıllar sonra almış olduğu Oscar adaylığını sonuna kadar hak etmiş ki bence zamanında kazandığı iki Oscar olmasaydı bu yılın net favorisi olurdu…

Filmin asıl başrolü olan Matthew Rhys da oldukça iyi. The Americans ile tanınıp Emmy ödülü alan kazanan oyuncu, burada abartısız ama etkili bir performans ortaya koyuyor. Karakterin hislerini izleyiciye geçirmeyi başarıyor. Eşi Andrea rolünde This Is Us’tan tanıdığımız Susan Kelechi Watson ve babası Jerry rolünde Chris Cooper kadronun diğer dikkat çeken önemli isimleri…

A Beautiful Day in the Neighborhood, şüphesiz yılın en değerli filmlerinden biri. Üst düzey oyunculukları, farklı hissettiren çekimleri, başarılı müzik kullanımının yanı sıra iç ısıtan hikayesi ve verdiği pozitif mesajlarla insanı gerçekten daha iyi bir insan olmaya teşvik eden, çok anlamlı bir film. Onun gibi olabilmek çok zor olsa da hepimize bir parça Mister Rogers nezaketi gerek…

A Beautiful Day in the Neighborhood

8

Puan

8.0/10
%d blogcu bunu beğendi: