Festival çevrelerinde yılın en çok heyecan yaratan filmlerinden bir tanesi Norveç’ten geldi. Ünlü yönetmen Joachim Trier imzalı The Worst Person in the World, ilk gösterimini yaptığı Cannes Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanmayı başardı. Hem eleştirmenlerin hem izleyicinin pek sevdiği film, hızlıca Oscar’ın “uluslararası en iyi film” kategorisinin erken favorileri arasına dahil oldu. Filmekimi kapsamındaki filmler arasında yolunu en çok gözlediklerimden biri olan filmi izleme şansını kaçırmadığıma epey memnun oldum…

Julie (Renate Reinsve), öğrencilik hayatında çok başarılı olduğu için tıp okumayı seçmiş bir genç kadındır. Fakat çok geçmeden tıp okumayı istemediğini ve asıl ilgi alanının psikoloji olduğunu keşfeder. Bu ilgi de kalıcı olmaz ve kariyerinde yeni maceralara atılmaya karar verir. Julie için aşk hayatı da çok farklı değildir. Aksel (Anders Danielsen Lie) ile karmaşık bir ilişkiye başlar ve Julie’nin bu ilişkinin de kendisi için en doğru seçenek olduğuna dair ciddi şüpheleri vardır…

12 bölüm, 1 giriş ve 1 sonuç bölümünden oluşan The Worst Person in the World, alışılmış sinema kalıplarının dışında hareket eden bir film. Tıpkı ana karakterinin insanların bazı genel kabullenişlerini reddetmesi gibi Joachim Trier da kendine film içerisinde her yönden oldukça özgürlük sağlamış… Yer yer çok duygusal anları olsa da genel anlamda komedi dozu yüksek, aykırılıklardan kendine komedi unsuru sağlayabilmiş bir film olmuş…

Hayatımız boyunca hepimiz pek çok kritik karar vermek durumunda kalıyoruz. Özellikle meslek seçimi, eş seçimi gibi kararlar çok zor ve çoğu zaman, çoğu kişi için geri dönüşü olmayan kararlar. Pek çok kişi yanlış karar verdiğini fark etse bile hayatının devamını verdiği hatalı kararın mahkumu olarak yaşamak durumunda kalıyor. Dahası da çoğu zaman “doğru karar” diye bir şeyin kesin bir tanımının olmaması. Doğru sanılan yeni kararın da başka bir yanlış karar olma ihtimalini taşıması…

The Worst Person in the World, işte insanlığın bu en temel ve en önemli problemlerinden biri üzerine kafa yoran bir film. Ana karakterimiz Julie, belki pek çok kişinin hayranlık duyabileceği bir şekilde hayatında cesur adımlar atabilen bir karakter. Filmde karakterimizle birlikte cesur adımların bu mühim probleme çare olup olamayacağını gözlemliyoruz…

Filmin iyi işlemesindeki, çoğu anında izleyiciyi eğlendirmesindeki en büyük pay başroldeki Renate Reinsve’nin şahane performansına ait. Norveçli oyuncu son derece sevilebilir performansıyla Cannes’daki ödülünü hak ettiğine kolayca ikna etmeyi başardı. Oscar’da kadın oyuncu açısından aşırı kalabalık bir yıla denk gelmeseydi Oscar adaylığı şansı da olabilirdi ki hala ihtimaller dahilinde… Yönetmenin önceki işlerinde de rastlayabileceğiniz Anders Danielsen Lie de filmin bir başka parlayanı olmuş. Özellikle son bölümdeki performansı epey etkileyiciydi…

The Worst Person in the World, hiç şüphe yok ki yılın en eğlenceli ve en özgün filmlerinden biri. Çok zorlu ve depresif bir çıkış noktasından böyle keyifli film yapabilmek önemli meziyet. Muhtemelen ilerleyen dönemde belirli aralıklarla tekrar tekrar izlemek isteyeceğim filmlerden bir tanesi olacak…

The Worst Person in the World

8.5

Puan

8.5/10

1 Yorum

  1. Bergman Island (2021) - izleryazar

    […] yeni bir işte karşıma çıkmasından fazlasıyla mutluluk duyduğum Mia Wasikowska ve bu yıl The Worst Person in the World‘de de dikkatleri çeken Norveçli Anders Danielsen Lie kadronun diğer önemli […]