Koronavirüs pandemisi nedeniyle dünya genelindeki tüm film festivalleri uzun bir süre ertelenecek gibi gözükse de yılın ilk aylarının iki önemli festivali olan Sundance Film Festivali ve Berlin Film Festivali virüs etkisini kuvvetli olarak göstermeden düzenlenmişti. Bu iki festivalin de en çok konuşulan filmlerinden bir tanesi Eliza Hittman yönetmenliğindeki Never Rarely Sometimes Always oldu. İki festivalde de jüri ödülüne layık görülen film, aynı zamanda yılın ilk çeyreğinin eleştirel anlamdaki en başarılı olarak nitelendirildi…

Never Rarely Sometimes Always, Pensilvanya’nın küçük bir şehrinde istenmeyen bir hamilelik yaşayan 17 yaşındaki Autumn (Sidney Flanigan) ve kuzeni Skyler’ın (Talia Ryder) kürtaj amaçlı yaptığı New York gezisini konu alıyor…

Kürtaj konusu dünyanın hemen her yerinde politikacılar tarafından sıklıkla siyaset malzemesi yapılan bir konu ve çoğu zaman bu konu olaylardan çok uzak 50-60 yaş üstü erkekler tarafından tartışılıyor… Romanya sinemasının en sevdiğim temsilcisi olan Cristian Mungiu’nun 2007 yapımı filmi “4 Months, 3 Weeks and 2 Days” yönetmenin en sevdiğim filmidir. Never Rarely Sometimes Always de bu filmin yolundan giderek benzer bir hikayeyi benzer mesajlarla aktarıyor. Kürtaj olayına, olayın mağdurları tarafından bakınca her şey çok farklı gözüküyor. Film de bu bakış açısını iyi şekilde sağlıyor…

Filmin hem yönetmenliğini üstlenen, hem de senaryosunu yazan Eliza Hittman bu filmden önce de iki filme imza atsa da ilk kez bu filmle radarıma girmiş oldu. Yönetmenin doğallığı ön planda tutan, minimal anlatım tarzını pek sevdim. Başroldeki Sidney Flanigan ilk kez bu filmle oyunculuğa başlamış ve bence müthiş bir keşif olmuş. Filmin anlatım tarzının düzgün işlemesindeki en büyük pay ona ait. Özellikle filme adını veren sahnedeki performansı muazzam. Ona eşlik eden Talia Ryder da ondan aşağı kalmamış ve o da çok iyi bir performans ortaya koymuş. Umarım iki oyuncunun da adını önümüzdeki dönemde çok daha sık duyabiliriz…

Never Rarely Sometimes Always, benim neredeyse soluksuz izlediğim bir film oldu. Fakat filmin tarzının herkese uymayacağını da kabul ediyorum. Eğer izlediğiniz filmde her sorunuzun cevabını filmin içerisinde görmek istiyorsanız muhtemelen bu filmi de beğenmeyeceksiniz. Film, minimum diyalogla ve minimum olayla derdini anlatmayı başaran akılda kalıcı bir film. Eğer önünde aynı derdi daha etkili bir şekilde anlatan başka bir film olmasaydı ve içeriği birazcık daha dolu olsaydı puanım bir tık daha yüksek olabilirdi. Bundan böyle yönetmenin sonraki işlerinin yakın takipçisiyim…

Never Rarely Sometimes Always

8

Puan

8.0/10
%d blogcu bunu beğendi: