Netflix, Amazon ve Hulu gibi izleme platformlarının yaptığı atak sonrası HBO’nun eski ihtişamlı günleri geride kalmaya başladı. Özellikle Netflix’in hızlı bir şekilde Amerika dışına çıkıp globalleşmesi karşısında HBO bir hayli sessiz kalmıştı ki Elena Ferrante’nin çok satan romanından uyarlanan İtalyan dizisi “My Brilliant Friend” sürpriz bir cevap olarak dikkat çekerek HBO’nun yabancı dildeki ilk dizisi oldu. Her ne kadar adından çok söz ettirmeyip şimdilerde gizli bir hazine olsa da My Brilliant Friend, bu yılın en iyi yeni dizilerinden biri…

Günümüzde başlayan dizide yaşlı bir kadın olan Elena, arkadaşı Lila’nın kimselere haber vermeden ortalardan kaybolduğunu öğreniyor. Bunun üzerine hayattaki en yakın arkadaşı ve en büyük düşmanı olarak tanımladığı Lila’nın hikayesini yazmaya karar veriyor ve Elena’nın dilinden iki arkadaşın 1950’lere dayanan hikayesini dinlemeye başlıyoruz. Yani anlayacağınız 1950’lerden günümüze uzanan, farklı zaman dilimlerinde geçen bir arkadaşlık hikayesini izliyoruz dizide…

Hikayenin ilk zaman diliminde kendimizi 1950’lerde küçük bir İtalyan kasabasında buluyoruz. İlkokul öğrencisi olan Elena, güzel ve sınıfın en başarılı kızıdır. Fakat Lila’nın gelişiyle birlikte dengeler değişir ve fakir bir aileden gelen Lila zekasıyla herkesi büyüler. Tabii o yılların İtalya’sında hele fakir ve küçük bir kasabada kız çocuklarının istedikleri şekilde eğitim hayatını sürdürebilmeleri pek mümkün değildir. Bu iki küçük kız da iyi arkadaş olurlar ve zorluklara karşı birlikte göğüs germeye çalışırlar…

My Brilliant Friend, her şeyden önce prodüksiyon açısından ve görüntü yönetimi açısından şahane bir iş. Sanki günümüzde değil de bugünün imkanlarıyla 1950’lerde çekilmişçesine bir hava hakim dizide. İç Savaş sonrası İtalya’nın durumu, o dönem toplumun alt kesimin yaşadığı zorluklar ve aslında insanlık olarak kısa sürede ne kadar ileri gittiğimiz dizide gözler önüne serilmiş.

İlk sezonu sekiz bölümden oluşan ve her bölümü yaklaşık bir saat süren diziye bağlanmak için biraz sabırlı olmak gerekiyor. Dizinin olayları hızlı anlatmak gibi bir derdi yok ve olayları ağırdan almakta sakınca görmüyor. Buna karşın zamanın hızlı ilerlemesi nedeniyle sezon bittiğinde gözümüzün önünde büyümüş iki kızı görmek son derece etkileyici bir deneyime dönüşüyor.

My Brilliant Friend, iki ana karakterini aktarma konusunda inanılmaz başarılı. Elena’nın ve Lila’nın hem küçüklüklerini hem de gençliklerini oynayan oyuncular kusursuza yakınlar. Gençliklerinde Margherita Mazzucco ve Gaia Girace, çocukluklarında ise Elisa del Genio ve Ludovica Nasti muhteşem cast seçimi olmuşlar. Gösterdikleri performanslar bir yana birbirlerine benzerlikleri de çok büyük artı. Yıl geçişinde sanki oyuncular değişmiş değil de oyuncular büyümüş gibi hissettirmeyi başarmışlar. Fakat dizideki diğer karakterlerin aktarımı konusunda ise aynı derecede olumlu konuşamayacağım. Özellikle dizinin genç erkekleri sayıca çok fazlalar ve hepsini birden tanımak benim açımdan zorlayıcı oldu. Anca sezon sonuna doğru tüm karakterler diziye tam oturdu ve zaten bana göre ilk sezonun zirvesi de o son bölümlerde gerçekleşti…

My Brilliant Friend, her zaman karşımıza çıkmayan türden eşsiz bir dizi. Zaman zaman tempo problemleri olsa da her yanıyla kalite kokan, belki biraz da çocukluğumuz kokan bir dizi. Bazen izlemesi keyifli, bazen rahatsız edici, bazen de fazlasıyla hüzünlü ama ana karakterleri sayesinde hep samimi… Şimdiden ikinci sezon onayını alan diziye mutlaka şans verin ve ilk keşfedenlerden olun derim…

My Brilliant Friend 1. Sezon

8.3

Puan

8.3/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: