2018, Amerika’da siyahilerle ilgili filmlerin iyiden iyiye zirve yaptığı bir yıl oldu. Bu filmlerden bir tanesi de dünya çapında çok satan, aynı adlı kitaptan uyarlanan ve eleştirel anlamda yılın takdir gören işlerinden birine dönüşen The Hate U Give oldu…

Starr (Amandla Stenberg), siyahi bir aile tarafından siyahilerin geleneklerine uygun şekilde büyütülmüş bir genç kızdır. Fakat daha çok zengin beyazların yer aldığı okuluyla Starr, daha çok beyazlar gibi yaşayıp onların dünyasının bir parçası haline gelir. Hatta erkek arkadaşı da bir beyazdır. Fakat bir parti dönüşü çocukluk arkadaşı Khalil (Algee Smith) polis tarafından açılan ateşe kurban gidince Starr’ın hayatı tamamen değişir ve kendini siyahilerin eylemlerinin ortasında bulur…

Tupac’in ortaya attığı Thug Life yani “The Hate U Give Little Infants F* Everyone” (kibarca çevirmek gerekirse “küçük çocuklara verdiğiniz nefret herkesin hayatını karartır”) felsefesinden esinlenen film tam da bunu anlatıyor aslında. Filmin direkt polis karşıtı olmaya çalışmayıp yaşanan olay için polise haklılık payı vermesini sevdim. Fakat bu durum olaydan etkilenip sonrasındaki mücadeleye destek vermemi zorlaştırdı. Starr’ın yaşadığı travma elbette üzücüydü belki ama Khalil bence olaydaki suçta büyük sahibiydi ve bu durum filmin mesajına gölge düşürdü. Siyahilere haksızlıktan ziyade zor duruma düşen polisin yaşadıklarını görmek benim açımdan daha ilgi çekici olabilirdi…

Anlayacağınız The Hate U Give, benim için anlatmak istediklerini yeterince etkileyici bir şekilde anlatamayan biraz kafası karışık bir film olarak kaldı. Belli verdiği bazı doğru mesajlar, akılda kalıcı ve düşündürücü bazı diyalogları vardı, başroldeki Amandla Stenberg’ün performansı da etkileyiciydi ama genel olarak yetersiz bir film. Seyir zevki açısından da yeterince tatmin edici değil ve iki saati aşan süresiyle birazcık fazla uzun. Benzer konularda artık her yıl onlarca film çıkıyor zaten ve bence bunu es geçseniz de olur…

The Hate U Give

5.5

Puan

5.5/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: