Şu sıralar özel hayatındaki hareketleri nedeniyle Hollywood’da istenmeyen adam olarak ilan edilse de Woody Allen, şüphesiz sinema tarihinin en önemli sinemacılarından biri. 60’lı yıllardan bu yana neredeyse her yıla bir film sığdıran ve filmlerinin senaryosunu da kendi yazan yönetmen, 80 yaşını devireli çok olmasına rağmen bu üretkenliğini sürdürüyor. Daha doğrusu sürdürmeye çalışıyor. Öyle ki #MeToo hareketi sonrasında Amazon, onlarca milyon dolarlık cezayı ödemek pahasına Woody Allen’la olan anlaşmasını feshetti ve yönetmenin özellikle Amerika’da filmlerini göstermesi çok zor bir hale geldi. İşte o anlaşmanın ürünü olan filmlerden A Rainy Day in New York da aslında 2018’de hazır olmasına karşın anca 2019’da ve sınırlı sayıda ülkede gösterime girebildi…

Seri üretim şeklinde bugüne dek onlarca filmi izleyiciyle buluşturan Woody Allen, filmlerinin kendi içinde benzer özellikler taşımasıyla da ünlü. Hiçbir zaman çok ciddi meseleler üzerine çok büyük filmler yapma gibi bir çabası olmayan yönetmenin hemen her filminde hayatın içinden şeyler, özellikle de insan ilişkilerine dair bir şeyler yakalamak mümkün. Ve bir de tabii Woody Allen gözüyle şehirlere bakmak diye bir şey var… Avrupa’daki şehirlere özel, bir hayli önemli filmleri olsa da Woody Allen’ın kendi şehri olan New York’a olan aşkı ise bir başka…

İşte A Rainy Day in New York da aslında tipik bir Woody Allen filminde aradığımız hemen her şeyi bir arada topluyor. Genç bir üniversite öğrencisi olan Ashleigh (Elle Fanning), erkek arkadaşı Gatsby (Timothée Chalamet) ile birlikte büyük hayranlık duyduğu yönetmen Roland Pollard’la (Liev Schreiber) röportaj yapmak üzere New York City’nin yolunu tutuyorlar. Yağan yağmur dahil pek çok sürpriz gelişmenin yaşanmasıyla ikilinin ilişkisi yeni boyut, hatta boyutlar kazanıyor…

Filmin başrolünde yer alan son dönemin popüler genç oyuncusu Timothée Chalamet, tam bir Woody Allen karakteri çiziyor. Karakterin ağzından dökülen her cümlenin Woody Allen’dan çıktığı o kadar belli ki! Yönetmen bir 50-60 yaş daha genç olsa şüphesiz bu rolü kendisi oynardı… Elle Fanning ise filmin oyunculuğuyla parlayan ismi. En ilgi çekici sahnelerin ona yazılmış olması da kendisini göstermesini kolaylaştırmış. Filmin bir diğer önemli rolünde yer alan Selena Gomez’i oyunculukta da seven biri olarak buradaki performansını biraz yetersiz buldum doğrusu. Liev Schreiber, Jude Law, Diego Luna filmin diğer ünlü isimleri arasındalar…

Başarılı müzikleriyle, yaşattığı şehir atmosferiyle ve de çoğu zaman keyifli diyaloglarıyla A Rainy Day in New York iyi sayılabilecek bir Woody Allen filmi olmuş. İlişkilerin gelir geçerliği üzerine düşündürse de filmin ortaya pek yeni bir şey koymadığını, hatta fazla sıradan bir hikayeye sahip olduğunu belirtmek gerekiyor…

A Rainy Day in New York

6

Puan

6.0/10
%d blogcu bunu beğendi: