2005 yapımı The Squid and the Whale ile senaryo dalında Oscar adaylığı kazansa da kariyerine az kişiyi yakalayan mütevazı filmlerle devam eden Noah Baumbach, bu yıl kendi başyapıtına imza attı ve yılın en çok konuşulan isimlerinden biri olmayı başardı… Festival gösterimlerinden harika tepkiler alan Marriage Story, aynı zamanda Netflix için de bir başka önemli başarı hikayesine dönüştü. Bir hafta arayla The Irishman ve Marriage Story gibi onlarca yıl sonra bile klasik olarak anılmaya aday iki film şüphesiz sinema sektörünün Netflix’e bakış açısını farklı bir yere taşıyacak…

Nicole (Scarlett Johansson) ve Charlie (Adam Driver) bir çocuk sahibi, boşanmanın eşiğindeki bir çifttir. Charlie, Amerika’da tiyatronun merkezi olan New York’ta başarılı bir tiyatro yönetmenidir ve hayatını burada sürdürmek istemektedir. Nicole ise Charlie’nin tiyatrosunda parlamış bir oyuncudur. Fakat yaşamını dizi, sinema sektörünün kalbi ve aynı zamanda kendi ailesinin yaşadığı Los Angeles’ta sürdürmek istemektedir. Tabii bu durum çiftin aldığı ayrılık kararındaki tek sebep değildir ve pek çok yan sebep de beraberindedir. Filmde bu boşanma sürecine tanıklık ediyoruz…

Marriage Story, hem incelikli senaryosuyla hem de muhteşem yönetmenlik başarımlarıyla kendi türünün en iyileri arasında anılmayı sonuna kadar hak eden bir film. Daha filmin ilk sahnesinden karakterleri hızlıca tanımaya başlıyoruz ve bunu yaparken de özgün bir anlatım diline sahip filmle karşı karşıya olduğumuzun farkına varıyoruz. Film, geri kalanında da sürükleyici bir anlatımla, tarafsız bir şekilde karakterlerini tanıtmaya devam ediyor. Evlilik müessesesi üzerine, toplumun anne ve babaya yüklediği görevler üzerine düşündürüyor. Belki de daha da önemlisi ise boşanma avukatları üzerinden insanların mesleki hırsları uğruna başka insanların hayatlarına ne kadar kolay müdahale edebileceğini göz önüne seriyor. Boşanma süreçlerindeki mantıksızları yüze vuruyor…

Filmin yönetmenliği ve senaryosu şahane olsa da onu yücelten bir başka etken şüphesiz muhteşem oyunculukları. Adam Driver’ın sevmediğim bir oyuncu olduğunu sanırım blogda çok kez belirtmişimdir ama buradaki performansına kayıtsız kalmak çok zor. İlk kez bir performansını bu kadar sevdim, Oscar adaylığını hak ediyor. Özellikle final sahnesindeki performansı karşısında etkilenmemek çok zor… Ona eşlik eden Scarlett Johansson da şahane. Marvel filmlerinden ibaret olmadığını, doğru rollerde ne kadar yetenekli bir oyuncu olabileceğini filmin her saniyesinde gösteriyor. Oscar için de güçlü adaylardan biri şüphesiz…

Başrolleri dışında filmin yardımcı oyuncu kadrosu da oldukça zengin. Laura Dern sevmesi güç bir avukat rolünde işini çok iyi yapıyor ve ondan nefret etmemizi sağlıyor. Fakat toplumun gözündeki babalık algısı üzerinden yaptığı tirat, sinema tarihinin unutulmazları arasında yerini alacak gibi… Yaşlı avukat Bert rolündeki Alan Alda ise kısa rolüne rağmen filmin en sevilebilir karakterlerinden birini başarıyla canlandırıyor. Şu sıralar Oscar adaylığına pek şans verilmese de adayların açıklandığı gün aday olarak karşımıza çıkarsa şaşırmayacağım… Ray Liotta, Merritt Wever, Wallace Shawn filmin kadrosundaki diğer önemli isimler arasındalar…

Marriage Story, basit gözüken konulardan, çok fazla aksiyona ihtiyaç duymadan ne kadar sürükleyici, önemli filmler yapılabileceğinin çok güzel bir örneği. Hemen her şeyiyle başyapıt sıfatını hak eden, yılın en iyi filmlerinden biri. Yıllar sonra tıpkı posterinde açıkça selam gönderdiği Kramer vs. Kramer gibi türünün en iyileri arasında anılacak bir kült filme dönüşeceğine şüphem yok…

Marriage Story

9

Puan

9.0/10