90 yaşına merdiven dayayan Clint Eastwood genç meslektaşlarını kıskandırırcasına üretmeye devam ediyor. 2016 yapımı Sully ile yönetmenlik yeteneklerinin hala ne kadar üst düzey olduğunu gözler önüne seren usta, 2018’in ilk yarısında çektiği deneysel çalışma The 15:17 to Paris ile hayal kırıklığı yaratmıştı. Eastwood bu filmin üzerinden çok geçmeden ise yıl sonuna yeni bir film yetiştirmeyi ve film için fazlasıyla heyecanlandırmayı başardı. Öyle ki Clint Eastwood bu filmi sadece yönetmekle kalmayarak yıllar sonra oyunculuğa da geri dönüş yapacaktı. Kendi filmlerindeki son iki oyunculuk performanslarının Gran Torino (2008) ve Million Dollar Baby (2004) gibi iki kült filmde olduğu düşünüldüğünde beklentilerin tavan yapması kaçınılmazdı…

Konusunu oldukça çarpıcı bir gerçek hikayeden alan The Mule, 90 yaşındaki bir bahçıvanın kartellerin dünyasını adım atmasını anlatıyor. Earl (Clint Eastwood), hayatta en çok çiçeklerini seven ve bu sevda uğruna ailesini bile ikinci plana atan bir adamdır. Yıllardır geçimini sağladığı sektörün internetin egemenliğine girişiyle birlikte küçük bahçesiyle Earl’ün direnmesi bir hayli zorlaşmıştır. Ekonomik anlamda zor duruma düşen Earl, bir anda kendini kartellerin yük taşıyıcısı durumunda bulur…

The Mule, sevmeyi çok istediğim ve zorlanmadan seveceğimi tahmin ettiğim bir filmdi, ancak ne yazık ki olamadı. Filmin hikayesine başrolde yıllar sonra Clint Eastwood’u izleyecek olmanın heyecanını ekleyince geriye çok bir şey kalmaması gerekiyordu ama yanılıyormuşum… Ana konusunun ilgi çekiciliğine karşın senaryo bu konuyu çok sığ işlemiş. Yer yer ilgi çekici diyaloglara tanıklık etsek de filmin ne gerilim yaratma konusunda, ne de duygusallık yaratma konusunda başarılı olduğunu söylemek çok zor.

Filmin başrolünde yer alan Clint Eastwood, ilerleyen yaşına karşın hala çok iyi. Bugüne dek yer aldığı hemen hemen tüm filmde sert, güçlü bir erkek imajı çizen usta oyuncu bu kez daha yumuşak bir karakterle alışılmışın dışında bir şekilde karşımızda. Filmdeki hemen hemen her sahnede Eastwood’u görüyoruz. Bundan şikayetim olmasa da onun dışındaki karakterlerin çok etkisiz kalışı filmin etkileyiciliğini zedeliyor. Filmde Eastwood’un eşini oynayan Dianne Wiest, diğerlerine nazaran biraz daha üç boyutlu olmaya yaklaşmış bir karakter. Bradley Cooper, Laurence Fishburne, Michael Pena, Andy Garcia ve filmde de Eastwood’un kızını oynayan öz kızı Allison Eastwood kadronun önemli isimleri arasında olsalar da filme etkileri epey zayıf. Özellikle Bradley Cooper’ın rolünün etkisizliği şaşırtıcıydı. Sanırım Cooper, bu rolü sadece Eastwood’a vefa borcunu ödemek amacıyla kabul etmiş…

The Mule, maalesef Clint Eastwood içni olmasını umduğumuz nitelikteki bir dönüş filmi değil. Yine de ustayı yıllar sonra bir kez daha oyuncu olarak izlemek güzeldi ve umarım yeni filmlerle birlikte aramızda olmaya devam eder…

The Mule

5.5

Puan

5.5/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: