Festival turunu 2018’de yapsa da vizyona 2019’un ilk aylarında giren Sibel, yılın Türk sineması adına çarpıcı filmlerinden bir tanesiydi. Özellikle Damla Sönmez’in performansıyla epey övgü alan filmi ben de merak etmeme karşın vizyonda izleme şansını kaçırmıştım. Aylar sonra izleme şansı bulduğum film, yüksek beklentilerimin aksine benim için ciddi bir hayal kırıklığı oldu…

Sibel (Damla Sönmez), küçükken geçirdiği bir hastalık sonucu konuşamamaya başlamıştır. Karadeniz’in küçük bir köyünde muhtar babası Emin (Emin Gürsoy) ve kız kardeşi Fatma (Elit İşcan) ile birlikte yaşamaktadır ve çevresindekilerle ıslık dili aracılığıyla iletişim kurmaktadır. Daha doğrusu pek iletişim kuramamaktadır. Çünkü köylüler Sibel’i konuşamadığı için dışlamışlar ve onun lanetli olduğunu düşünmektedirler. Sibel de köydekilere kendini kanıtlamak için köylülerin korktuğu bir kurdun peşine düşüp vaktinin çoğunu ormanlık alanda tek başına geçirmektedir…

Guillaume Giovanetti ve Çağla Zencirci’nin birlikte yazıp birlikte yönettikleri Sibel, izleyiciyi hikayesine inandırma konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor. Özellikle köylülerin tavırları o kadar sahte ki yönetmenlerin Türkiye’ye, coğrafyaya çok uzak olduklarını hissetmemek olanaksız. Yabancı eleştirmenlerin yorumlarında Sibel’i Deniz Gamze Ergüven’in Mustang’ına benzetenleri gördüm, onların benzerliği çok farklı yönden olsa da bizim açımızdan da Türk insanına uzaklık açısından iki film benzer gözüküyor…

Sibel’in hikayesi de yeterince tatmin edici olmaktan uzak. Aslında filmin ortaya çıkışı yönetmenlerin dillere olan ilgisine dayanıyormuş ve unutulmak üzere olan ıslık dilini hatırlatmak için böyle bir projeye kalkışmışlar. Bu yönden hoş bir misyon edinseler de filmin hikayesinin bu amaç uğruna yazıldığı ve biraz zorlama gibi gözüktüğünü söylemek mümkün. Etrafındaki tüm olumsuzluklara karşın kendi gücünü bulan bir kadın profili yaratma çabası bence başarısız olmuş, Sibel’in karakter değişimi ne yazık ki etkili bir şekilde verilememiş. Filmin ilgi çekici unsuru olmaya aday Ali (Erkan Kolçak Köstendil) karakteri etrafında gelişen olaylar da kötü yazılmış. Filmden tehlikeli yanlış mesajlar çıkarılabilmesine olanak doğurmuş…

Filmin pek çok olumsuz yönünün aksine çok olumlu bir yönü de mevcut. O da elbette Damla Sönmez’in muhteşem performansı. Film, biraz olsun sürükleyip kendini izlettiriyorsa ve olacakları merak ettiriyorsa onu Damla Sönmez’e borçlu. Umarım uluslararası alanda da önü açan bir performans olur ve karşımıza daha kaliteli yapımlarda çıkar. Onun dışında Sibel, elle tutulacak pek yanı olmayan başarısız bir film…

Sibel

3

Puan

3.0/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: