Bir süper kahraman filmi, kötü karakterinin başarısı kadar iyidir denir hep. Bu alandaki en başarılı kötü karakterlerden bahsedildiğinde herkesin aklına ilk gelen isim ise “Joker” olsa gerek. 80’lerin sonunda Jack Nicholson’ın performansıyla öne çıkan Joker karakteri, Nolan’ın The Dark Knight’ı ile zirvesini gördü. Pek çok kişi ve otoriteye göre tüm zamanların en iyi süper kahramanlık filmi olan bu filmde Heath Ledger’ın Oscarlık performansıyla Joker hayran kitlesini iyice genişleten bir kötü karaktere dönüştü…

Bu kadar çok sevilen bir karakter olmasına karşın Joker, bugüne dek hakkında fazla bir şey bilmediğimiz bir karakterdi. Bu açıdan ilk kez Joker’e odaklanan bir filmin geleceğinin açıklanması ciddi heyecan yarattı. Filmde Joker’i oynayacak ismin piyasanın en yetenekli aktörlerinden Joaquin Phoenix olması da bu heyecanı iyice arttı. İlk gösterimini Venedik’te yapan filmin oradaki eleştirmenlerden büyük övgüler alıp Altın Aslan ödülünü kapması ise belki de süper kahramanlık filmleri için bir dönüm noktası olabilecek kadar önemliydi. Aslında filmin gişeyi ön planda tutmak yerine ilk gösterimini Venedik’te yapma kararı bile başlı başına çok farklı bir filmin bizi beklediğinin habercisiydi…

Joker, son yıllarda gişe sinemasına hükmeden süper kahramanlık filmlerine yeni bir soluk getirecek kadar önemli ve farklı bir film. Süper kahramanlık filmlerinin normlarını hiçe sayan film, Arthur Fleck’in Joker’e dönüşümünü oldukça dramatik bir şekilde ele alıyor. Eğer ki Joker’in bol bol suç işlediği, aksiyon dolu bir film beklentisi içerisindeyseniz filmden beklediğinizi bulamamanız çok muhtemel. Çünkü film, tamamen karakterin dönüşümüne odaklanıyor ve bu konuda da bir hayli başarılı…

Tabii Joker gibi tehlikeli bir karakteri ele alan, özellikle sevilebilir şekilde ele alan bir filmin tartışmaları da beraberinde getirmesi kaçınılmaz. Filmi negatif bir okumayla anarşistliğe övgü olarak nitelendirmek mümkün. Bu da aslında bir hayli tehlikeli. Hatta bu sebepten Amerika’da sinemalarda ciddi önlemler de alınmış. Fakat filmin asıl iletmek istediği mesaj başka. Filmin bir sahnesinde yer alan Charlie Chaplin klasiği “Modern Times” gösterimi bir tesadüf değil. Tıpkı kapitalizm eleştirisinin simge filmlerinden olan bu filmde olduğu gibi Joker de güçlünün güçsüzü ezdiği, umursamadığı sistemi eleştiriyor. Eğer bu sistemden vazgeçilmezse ortaya çıkabilecek bir distopyayı anlatıyor aslında…

Joker, çok iyi çekilmiş, çekim teknikleri açısından usta işi bir film. “The Hangover” serisinin yönetmeni olarak tanıdığımız Todd Phillips, kendisinden hiç beklenmeyecek tarzda ve nitelikte bir işe imza atmış. Aslında genel anlamda düşük tempolu sayılabilecek ve çok albenisi olmayan bir senaryonun ekrana yansımasını gayet tatmin edici bir seyir zevkine dönüştürmüş. Görüntü yönetmeni Lawrence Sher’in, kostüm ve makyaj tasarımlarının katkılarını da es geçmemeli…

Filmin en başarılı olduğu noktayı ise tahmin etmek zor olmasa gerek. Evet, aylardır performansını merakla beklediğimiz Joaquin Phoenix gerçekten döktürüyor. Zaten aktif çalışan en yetenekli aktörlerden biri olduğunu biliyorduk. Ancak Joker gibi oyunculuk göstermeye çok müsait bir karakterle birleşince ortaya nefis bir performans çıkmış. Henüz izleme şansı yakalayamadığımız filmler olsa da şu aşamada Oscar’ın en büyük adayı olduğunu söyleyebilirim. Zaten Joaquin Phoenix’in bir Oscar almasının zamanı geldi de geçiyordu…

Film her ne kadar Joaquin Phoenix’in tek kişilik gösterisi gibi olsa da canlandırdığı talk-show sunucusu Murray Franklin rolünde Robert De Niro da filme önemli katkı sunmuş. Büyük ustanın son birkaç yıldır her rolü kabul etmeyi bırakarak yeniden nitelikli performanslar sunmaya başlaması gerçekten sevindirici… Atlanta’daki performansıyla Emmy adayı olan Zazie Beetz, Six Feet Under’dan tanıdığımız Frances Conroy ve Shea Whigham kadrodaki diğer dikkat çekici isimler arasındalar…

Joker, şüphesiz bugüne dek yapılmış en nitelikli çizgi roman filmlerinden biri. Hakkındaki abartılı övgülere katılmam çok mümkün olmasa da yılın şu ana kadarki en iyi filmleri arasında. Süper kahramanlık filmlerinden hiç hoşlanmayan kişilerin dahi şans vermesini öneririm. Fakat aksiyon beklentisini sıfırlamakta, coşku veren bir filmden ziyade dramatik yönü güçlü ve rahatsız edici bir filmin sizi beklediğini bilmenizde fayda var…

Joker

8

Puan

8.0/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: