The Irishman ve Marriage Story ile 2019 sinema yılına damgasını vuran Netflix’in bir başka iddialı filmi de The Two Popes oldu. 2002 yapımı kült Brezilya filmi City of God’ın uzun süredir piyasada gözükmeyen yönetmeni Fernando Meirelles ile son yıllarda özellikle ödül anlamında çok başarılı olan The Theory of Everything, Darkest Hour, Bohemian Rhapsody gibi filmlerin senaristi Anthony McCarten’ı buluşturan film, dört dalda Altın Küre adayı olmakla beraber Oscar yarışının da rekabetçilerinden biri durumunda…

The Two Popes, Papa Benedict (Anthony Hopkins) ve kendinden sonra gelen, hala da görevini sürdüren Papa Francis’in (Jonathan Pryce) sıra dışı dostluğunu konu alıyor… Sıra dışı çünkü Papa Benedict tamamen gelenekçi bir adam iken Papa Francis ise yenilikçi yönleriyle ün salmış ve çok sevilen biri… Aslında filme iki papadan ziyade, hayata bakışları tamamen zıt olan iki adamın dostluğu gözüyle de bakabiliriz. Bu açıdan bakınca da film geçtiğimiz yıl Oscar’ı kazanan Green Book’u andıran bir hale dönüşüyor…

Doğrusu filmi izlemeden önce, aldığı övgülere rağmen filmden çok ümitli değildim. İki papanın Vatikan’da yaşantılarını iki saati aşkın bir süre boyunca izlemek çekici gelmemişti. Fakat filmi izlemeye başladıktan sonra, daha ilk 10-15 dakika içinde yanıldığımı anladım. Çünkü biraz önce de bahsettiğim gibi karşımızda aslında iki papa değil de iki sıradan adam var. Ve senaryo o kadar dolu dolu ki karakterlerin ağızlarından çıkacak bir sonraki cümleyi merak ve biraz da tebessümle bekliyorsunuz. Tebessüm diyorum çünkü filmin bir komedi sosu da var ve bu tam olarak ayarında…

Filmin başrollerini paylaşan Jonathan Pryce ve Anthony Hopkins’in karşılıklı performansları, uyumları şahane. Jonathan Pryce’ın yakın dönemdeki üst düzey performanslarına alışığız da Hopkins’in sinemadaki uzun süredir açık ara en önemli performansı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu arada Hopkins’in Oscar’da yardımcı oyuncu kategorisi için yarıştığına bakmayın olaylara daha çok Pryce’ın açısından bakıyor olsak da Hopkins’in ekran süresinin ondan aşağı kalır yanı yok. İkili dışında ise filmde pek kayda değer bir isim yok. Zaten flashback sahnelerinde filmin temposu ciddi anlamda düşüyor ve bana göre filmin tek önemli kusuru bu…

Papaların da hatalar yapabilen, hayatlarını ve inançlarını sorgulayabilen sıradan insanlar olduğunu gösteren The Two Popes, bunu çok etkin bir yolla yapıyor. Akılda kalıcı repliklerle dolu, sürükleyici senaryosuna üst düzey başrol performansları da eklenince yılın en izlenesi filmlerinden birine dönüşüyor. Mutlaka şans verin derim…

The Two Popes

8

Puan

8.0/10
%d blogcu bunu beğendi: