

Nirvanna the Band the Show the Movie (2026)
Geçtiğimiz yılki Toronto Film Festivali’nin adından söz ettiren filmlerinden olan “Nirvanna the Band the Show the Movie”, Kanadalı komedi ikilisi Matt Johnson ve Jay McCarrol imzası taşıyan son derece enteresan bir film. Bu film öncesinde haberdar olmadığım bir televizyon dizisinin devamı niteliğindeki film, benim gibi diziden habersizlerin de hiç sıkıntı yaşamayacağı şekilde diziden bağımsız kurgulanmış… Back to the Future hayranı biri olarak zamanla ilgili oyunlar oynayan benzeri filmleri hep sevmişimdir ancak bu film, benzerlikten çıkıp adeta bir devam filmiymişçesine güçlü bağlar kurmuş efsane seriyle. Hem seriyle çok güçlü referanslar kurmuş hem de komedi tonuyla efsanenin izinden gitmiş. Üstelik bunu mockumentary (sahte belgesel) formatında ve ünlü olmak için eksantrik yöntemler deneyen bir müzik grubunun başlı başına özgün bir konusu üzerinden yapmış… Çok sevdim, çok eğlendim, muhtemelen zaman zaman tekrar izleyeceğim filmlerden olacak…




Obsession (2026)
Yakın zamana kadar özellikle festival filmi seyircisinde küçük bir karşılığı olan korku filmleri Get Out sonrası adeta altın çağını yaşamaya başladı ve herkesçe ciddiye alınır hale geldi. Bu alanda son günlerin çok konuşulan yeni bir başarı hikayesini ise genç yönetmen Curry Barker yazmakta… İkinci uzun metraj filminde oldukça özgün bir konunun peşinden giden yönetmen, izleyicide farklı hisler yaratan sıra dışı bir işe imza atmış. Çekingen bir genç aşık olan Bear’ın (Michael Johnston) ilgisini itiraf edemediği genç arkadaşı Nikki (Inde Navarrette) için bir dilek dilemesiyle başlıyor olaylar. Dilekteki temenni Nikki’nin dünyada herkesten daha çok Bear’ı sevmesidir ki çok geçmeden kabul olur bu dilek. Fakat çok geçmeden sevginin boyutu türlü sorunlara yol açar… Obsession, izleyicinin kendisinden nefret etmesi için epey çabalayan bir film. Sevmediğim türden jump scare sahneleri, türlü görsel ve zihinsel tiksinti yaratıcı sahneler bu çabanın belirgin kısımları. Buna karşın filmin tuhaf bir çekiciliği var ve yer yer kara komediyi andırdığı ve kahkaha attırdığı bile söylenebilir. Başroldeki her iki oyuncunun, özellikle de Inde Navarrette’nin güçlü oyunculuğunun filmin doğaüstülüklerle dolu dünyasıyla bağları koparmamamız ve olayları ilgiyle takip etmemiz noktasında ciddi faydası oluyor… Filmin bana biraz Togetherness’ı andırdığını da söylemeliyim, fakat oradan çok daha eli yüzü düzgün bir film var bu kez karşımızda. Yılın izlenmesi gereken sinema olaylarından biri. Sene sonunda ödül sezonunda da adından söz ettirirse şaşırmam…

