Dizi sektörünü tümüyle değiştiren Netflix, sinemada da gücünü arttırmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Alfonso Cuaron’un Roma’sı ile yılın en çok ödül kazanan filmlerinden birine imza attıktan sonra bu yıl ödül mevsiminde adından söz ettirmek üzere olan 4-5 filmin birden arkasında Netflix bulunuyor. Bunlardan bir tanesi de Eddie Murphy’nin geri dönüş filmi olan ve birazdan konuşacağımız Dolemite Is My Name…

1970’li yıllardayız. Rudy (Eddie Murphy), çeşitli sahne gösterilerinde komedyenlik yapmaktadır. Daha doğrusu başka gösterilerin sunuculuğu tarzında küçük gösteriler sunmaktadır. Rudy’nin hayalleri ise çok daha büyüktür. Tesadüfen eline geçen bir materyal sayesinde Dolemite adlı bir karakter yaratır ve bir anda çevresinde fenomen haline gelmeye başlar…

Rudy Ray Moore’un gerçek hikayesinden uyarlanan Dolemite Is My Name, doğrusu beklentimin düşük olduğu bir filmdi ve filmin ilk dakikalarıyla birlikte beklentimin de altında bir filmle karşılaştım. Film boyunca hiç komik olmayan bir adama komikmiş muamelesi yapılacağı düşüncesi gözümü korkuttu. Fakat film ilerledikçe hem bu komik olmayan komedyeni sevmeye başladım hem de Rudy’nin film sektörüne adım atmaya çalışmasıyla birlikte hikayenin ilgi çekiciliği giderek arttı. Etrafındaki herkese rağmen kendi hayallerinden vazgeçmeyen adamın hikayesini hiç fena bulmadım…

Filmin başrolünde yer alan Eddie Murphy’nin benim için pek anlam taşıyan bir aktör olduğunu söylemem zor. Fakat Amerika’da özellikle siyahiler arasında çok sevilen bir isim. Bu nedenle üç yıl aradan sonra, hatta pek ses getirmeyen Mr. Church’ü saymazsak yedi yıllık aradan sonra geri dönüşü heyecan verici görüldü ve Oscar adaylığı için iddialı olabileceği söylentileri daha filmden önce yayıldı. Şahsen yılın en iyi performansları listeme girebileceğini düşünmesem de Oscar adaylığı alabilecek kalibreye yakın bir performans, en azından Altın Küre adaylığı cepte… İlk kez bu filmde tanıdığım Da’Vine Joy Randolph kadronun bir diğer başarılı ismiydi. Keegan-Michael Key, Craig Robinson, Tituss Burgess kadronun diğer önemli isimleri olsalar da filme pek etkileri yok. Wesley Snipes’ın pek övülen performansını ise ben çok abartılı buldum ve beni filmde rahatsız etti…

Konu itibariyle 2017 yapımı The Disaster Artist’i andıran Dolemite Is My Name, başarısızlıktan elde edilen ilginç bir başarı öyküsünü ele alıyor. Kaçırılmaması gereken bir film olduğunu söyleyemem ama Netflix’te kolayca izleme şansı da varken denemek isteyebilirsiniz…

Dolemite is My Name

6.5

Puan

6.5/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: