Nesiller boyu aktarılarak günümüze kadar ulaşmayı başaran Star Wars, geçtiğimiz yıla kadar benim için çok özel yere sahip olan bir seri değildi. Dönemi için devrim olsa da fazlaca abartıldığını düşündüğüm seriye bakış açımı değiştiren ise The Force Awakens oldu. Hem yeni karakterlerin başarısı hem de yaşattığı nostaljik duygular The Force Awakens’ı benim gözümde serinin en iyi filmi yaptı. Disney’in ilk Star Wars filmiyle çok iyi iş çıkarmasının ardından serinin ilk spin-off filmi olma özelliği taşıyan Rogue One için de beklentilerim bir hayli yükselmişti. Özellikle aldığı olumlu eleştiriler sonrası iyice tavan yapan beklentilerim sonrası ne yazık ki film benim için hayal kırıklığına dönüştü…

Uzun zaman önce ve çok çok uzak bir galakside geçen Rogue One, Star Wars’un 1977 yapımı ilk filmi A New Hope’un hemen öncesinde yaşanan olayları konu alıyor. Hikayemizin merkezinde tıpkı The Force Awakens’ta olduğu gibi yine bir kadın karakter, Jyn Erso yer alıyor. Önemli bir bilimadamının kızı olan isyancı asker Jyn Erso  önderliğindeki ekip Ölüm Yıldızı’nın planlarını çalmaya çalışıyor ve bu zorlu görev pek çok macerayı beraberinde getiriyor…

Rogue One’ın yönetmen koltuğunda 2014 yapımı fiyasko Godzilla’nın yönetmeni olan Gareth Edwards oturuyor. Gareth Edwards ne yazık ki Godzilla’da olduğu gibi görsel yönden çok başarılı, bol aksiyonlu ama içeriği arka planda kalan bir işe imza atmış. Tabii içeriğin zayıflığında yönetmenin yetersizliğinden ziyade senaryonun yetersizliği daha etkili. Her ne kadar ana karakter Jyn Erso hikayesiyle birlikte iyi yazılmış, sevilebilir bir karakter olsa da diğer karakterler bence yetersiz kalmış. Bir de yer yer eğlendirip güldüren yeni android K-2SO diğer karakterlerden ayrılabilir.

Rogue One, daha önce hiç Star Wars izlememiş kişilerin bile izleyebileceği tarzda bağımsız bir hikaye ama elbette sonuçta bir Star Wars evreninde geçen bir filmden bahsediyoruz ve önceki filmlerin izleyenlerin çok daha keyif alacağı pek çok detay, sürpriz filmin içerisinde mevcut. Özellikle ilk filmle yapılan bağlantının iyi yapılması serinin fanatiklerini derinden vurmuş gibi gözüküyor.

Filmin başrolünde Felicity Jones başarılı performansıyla filmin en büyük artısı olmuş. Bu yıl gerçekten Felicity Jones’un kariyeri açısından harika bir yıl oldu… Felicity Jones’ın dışında kadroda Mads Mikkelsen, Forest Whitaker, Riz Ahmed, Ben Mendelsohn gibi ünlü isimler yer alıyor ama hiçbirinin filme çok katkısı yok. Belki filmin en duygusal sahnelerinde yer alan Mads Mikkelsen diğer isimlerden biraz olsun ayrılabilir…

Rogue One’ın Felicity Jones dışındaki diğer artılarından bahsedecek olursak öncelikle bir Star Wars klasiği olan müziklerden bahsedebiliriz. Daha çok animasyon filmlerin müzisyeni olarak tanınan Oscar ödüllü  Michael Giacchino gayet iyi iş çıkarmış.  Görsel açıdan da Rogue One, oldukça başarılı. Efekt açısından çok farklı bir şey sunmasa da görüntü yönetmenliği epey doyurucu.

Özetle Rogue One, The Force Awakens sonrası yükselen beklentilerimi karşılayamayan bir Star Wars filmi oldu. İyi bir ana karakter yaratılsa da hikayenin ve yan karakterlerin yetersizliği ortaya sürükleyici, seyir zevki yüksek bir iş çıkmasını engellemiş. Görsel ve işitsel zenginlik eşliğinde aksiyon cümbüşü isteyenler ise muhtemelen filmden memnun ayrılacaklardır. Ne yazık ki ben o izleyicilerden biri değilim ve birkaç nostaljik hareket, filmi benim gözümde değerli yapmaya yetmiyor…

Rogue One

6

Puan

6.0/10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.