Çağımızın en önemli, en özel yönetmenlerinden biri olan Quentin Tarantino sinemayla haşır neşir olmayıp yönetmen bilgisi 2-3 yönetmenden ibaret olanların bile tanıyıp takip ettiği önemli sahip. Kendine has tarzını oluşturmayı başaran Tarantino’nun filmlerini izlerken onun filmi olduğundan bihaber olsanız bile “aha bu Tarantino filmi” diyerek ayırt edebilmeniz mümkün. Benim Tarantino ile tanışmam ise aslında pek iyi bir şekilde olmadı. İlk izlediğim filmi olan Kill Bill’i ve ardından izlediğim Pulp Fiction’ı pek fazla beğenmeyip çok abartılan filmler olarak görmüştüm fakat daha sonra izlediğim The Reservoir Dogs, Inglourious Basterds ve son olarak Django Unchained ile Tarantino’ya karşı olan tutumum tamamen değişti, yeni filmlerini merakla beklediğim biri haline geldi. The Hateful Eight için beklentilerim bir hayli yüksekti anlayacağınız ve seveceğime kesin gözle bakıyordum ama ne yazık ki film beklentilerimin çok altında kaldı…

Tam anlamıyla bir kış filmi olan The Hateful Eight yoğun kar fırtınasının olduğu bir kasabada geçmişlerini bilmediğimiz sekiz kişinin bir evde hapsolmasını konu alıyor. Çok uzun bir giriş kısmının ardından ikinci kısımda kendimizi çözülmeyi bekleyen bir olayın içinde buluyoruz…

The Hateful Eight’in ilk kısmı o kadar uzun ve yavan ki filmi neredeyse yılın en sıkıcı filmi ilan etmek üzereydim. Sürekli ilgi çekici olmaktan uzak, bana göre boş gevezelik olan diyaloglar şeklinde ilerleyen film benim için çok büyük bir hayal kırıklığı olmak üzereydi. Neyse ki ikinci kısımda işler tamamen tersine döndü ve film son 1 saatlik kısımda kendisine bağlamayı başardı ve sonuna kadar ilgiyle kendisini izletti.

The Hateful Eight - 1

Bol yıldızlı kadronun en dikkat çekici ismi muhtemelen Oscar adayı olarak karşımıza çıkacak olan Jennifer Jason Leigh. Erkek egemen kadro arasında yıldızlaşmayı başarna Leigh kariyerinin en iyi şanslarından birini Tarantino ile yakalamış ve bunu çok iyi kullanmış. Tarantino’nun vazgeçemediği yıldızı Samuel L. Jackson yine formunun zirvesindeydi ve şerif rolüyle Walter Goggins kadronun sürpriz iyisiydi. Kurt Russell, Tim Roth, Bruce Dern, Channing Tatum kadrodaki diğer önemli isimler arasındaydılar…

Özetle The Hateful Eight iki farklı yarıdan oluşan ve çok uzun bir film. Giriş kısmı aşırı ve gereksiz uzun, ikinci yarısı gerçekten başarılı olsa da ilk yarıdaki gereksizliği unutmak mümkün değil. Tarantino’nun çok sevdiği abartılı kan sahnelerinin ve bolca şiddetin bu filmde de olduğunu belirtmeden geçmeyeyim. Tarantino hayranları yine memnun olacaktır belki ama Inglorious Basterds veya Django Unchained ayarında bir film bekleyenler hayal kırıklığına hazır olmalılar…

The Hateful Eight

The Hateful Eight
7

Puan

7/10

    Pros

    Cons

    Yorum yapmak ister misin?

    izleryazar Top 250 Film 2016'nın En İyi Filmleri
    %d blogcu bunu beğendi: