Bir türlü yüzü gülmeyen Donovan ailesinin yaşadıklarını konu alan Ray Donovan geçtiğimiz günlerde üçüncü sezonunu tamamladı… Ray Donovan bana kalırsa ekranlarda en yüksek potansiyeli olan yapımlardan biri ama bir türlü beklediğim patlamayı yapamadı. Dizinin büyük potansiyeli var çünkü iyi yaratılmış ve iyi oyuncular tarafından iyi bir şekilde oynanan başarılı karakterlere sahip. Bekleneni bir türlü veremiyor çünkü senaryo yeterli gelmiyor, heyecan verici noktalara gidemiyor ve hatta yer yer epey sıkıcılaşıyor…

Ekranların en buz kalpli karakteri görünümündeki ana karakterimiz Ray, bu sezon hem kendi çekirdek ailesiyle olan sorunlarla baş etmeye çalıştı, hem Ezra’nın ardından iş hayatında yeni bir sayfa açtı, hem de her zamanki gibi Mickey’nin arkasını toplayıp kardeşlerini korumaya çalıştı. Tabii tüm bunlara geçmişten gelen travması eklenince Ray’i artık iyice yorulmaya başlamış olarak gördük. Ray tabii ki diziyi çekici kılan ana karakterlerin başında geliyor ama doğrusu bu sezon özellikle işiyle ilgili kısımlar beni hiç içine çekemedi.

Ray’in kardeşlerinden büyük olanı Terry’nin hikayesi bu yıl biraz daha ilgi çekici hale gelmeye başladı. Sezon başında hapishanede gelişen olaylar bence çok kısa bitirildi ve malzeme tüketildi. Fakat parkinson hastalığının çıkması Terry’nin yeniden ilgi çekici bir hikaye kazanmasını sağladı. Ray’in evinde kalmaya başlaması ve bu sırada Abby ile kurdukları şaşırtıcı dostluk da sezonun ilgi çeken yanlarındandı.

Ray Donovan 3. Sezon - 4

Benim için üçüncü sezonun en sürükleyici hikayesi ise kesinlikle Bunchy’nindi. Çocukken yaşadığı travmayı bir türlü üzerinden atamayan ve kendine güvenme konusunda çok ciddi sıkıntılar yaşayan Bunchy hayatına yeni giren kızla (Teresa) birlikte hayatında yepyeni bir sayfa açma çabasına girdi. Teresa karakterini çok sevmekle birlikte sezonun en büyük artısı olarak değerlendirmem mümkün. Bunchy ile arasında olanlar belki biraz daha yavaş aktarılabilirdi ama benim şimdiki gidişata da itirazım yok.

Ray’in başına bela açmaktan bir türlü vazgeçemeyen baba Donovan yani Mickey ise bu sezon yepyeni bir sektöre giriş yaptı. Kız pazarlamayla birlikte uyuşturucu işine de giren Mickey her zamanki gibi çocuklarının başını ağrıttı. Özellikle Ray’in başına açtıkları sezona damga vuran olaylar arasındaydı. Belki ilk sezonlardaki gibi ana konu olmaktan çıktı ama Ray ve Mickey arasındaki atışmalar bence hala dizinin en keyifli yanlarından biri.

Bir çok kişinin Ray’in kızı Bridget ile ilgili kısımlardan hoşnut olmadığını tahmin ediyorum ama benim özellikle bu sezon diziden keyif aldığım kısımlar arasında Bridget’in sahneleri de vardı. İmkansız bir aşkın  ya da aşk sandığı bir duygunun peşine düşen Bridget’in hikayesi henüz sona ermedi ama sezon sonunda geldiği nokta şaşırtmadı. Bridget’in yeni sezonda ailesiyle sıkıntıları artarak devam edecek gibi gözüküyor. Bu arada anne Abby için paragraf açmak istemiyorum, dizideki en sevmediğim karakter ve çoğu zaman katlanmakta zorlanıyorum. Conor ise dizi genelinde o kadar pasif ki varlığını son anda hatırladım. Yine de 1-2 bölümdeki talihsiz ergen halleri fena değildi…

Ray Donovan 3. Sezon - 1

Oyunculuklardan bahsedecek olursak dizide kötü oyuncu yok bunu belirtmek lazım ama içlerinde en çok parlayanı şüphesiz Liev Schreiber. İkinci sezonda kazandığı Emmy adaylığı için epey sevinmiştim, galiba bu sezonun son bölümü kendisine bir Emmy adaylığı daha getirecek. Yardımcı oyunculardan ilk sezon Jon Voight parlıyor olsa da bence bu sezon Eddie Marsan ve Dash Mihok daha çok ön plana çıktılar. Alyssa Diaz’ın sezona kattığı rengi de bir kez daha vurgulamam lazım. Katie Holmes da güzelliğiyle diziye renk kattı bu sezon ama keşke hikayesi daha iyi olsaydı…

Özetle Ray Donovan hala ekranlardaki izlenmesi dizilerden bir tanesi. Hatta bu sezon yer yer kötü bölümler izletse de geçen sezona göre yükselişe geçti. Lakin A sınıfı diziler arasına girmekten yine çok uzaktaydı. Tabii B sınıfı dizileri bile pek bulamadığımız bu günlerde Ray Donovan en iyiler arasında bile anılabilir…

Ray Donovan 3. Sezon

Ray Donovan 3. Sezon
7.7

Puan

8/10

    Pros

    Cons

    Yorum yapmak ister misin?

    izleryazar Top 250 Film 2016'nın En İyi Filmleri
    %d blogcu bunu beğendi: