Modern Family ve The Middle gibi uzun soluklu aile komedilerine ev sahipliği yapan ABC geçen yıl yayına sürdüğü The Goldbergs’ün başarısı üzerine bu alanda daha da fazla dizi üretmeye başladı. Bu dizilerden bir tanesi Amerika’daki siyahilerin günümüzde yaşadıklarını konu alan ve siyahi bir aile odaklı Black-ish idi, diğeri ise bu yazımızın konusu olan ve Amerika’daki Asyalı bir aile ilgili olan Fresh Off the Boat. Şahsen sevdiğim, izlerken keyif aldığım bu türdeki ABC’nin hamlelerini ilgiyle izliyorum. Her ne kadar Black-ish’i artan dizi sayımı biraz olsun düşürmek için yolun yarısında bırakma kararı almış olsam da Fresh Off the Boat’ı çok daha fazla sevdim. Diziyi seven tek ben de değilim aslında, Fresh Off the Boat hiçbir diziden destek alamadığı bir kuşakta yayınlanmasına rağmen gayet iyi reytingler aldı ve izleyen çoğu kişinin de dizi için olumlu yorumlar yaptığını görüyorum. Eleştirel anlamda da sevilen dizinin uzun soluklu olabileceğini düşünüyorum…

Fresh Off the Boat’ta 90’lı yıllarda geçen hikayemiz Washington’dan Orlando’ya taşınan ve burada yeni bir restorant açan Tayvanlı ailenin yaşadıkları etrafında gelişiyor. Ailemiz; genç çift Louis, Jessica ve üç çocuklarından oluşuyor. Çocuklardan Eddie dizinin en öne çıkan karakterlerinden bir tanesi. Bunun da nedeni dizinin Eddie Huang’ın yazdığı, diziyle aynı adlı kitaptan uyarlanması. Bu durum aslında yazının başında bahsettiğim bir diğer ABC komedisi The Goldbergs ile epey benzerlik gösteriyor. Yalnız dizide aynı zamanda anlatıcılık ve yapımcılık yapan Eddie Huang geçtiğimiz günlerde ilginç bir açıklama yaptı ve dizinin gerçeklerden saptığını ve bu nedenle izlemediğini söyledi. Doğrusu kendisinin bu açıklamasını tuhaf buldum. Zaten kimse bir komedi dizisinden tamamen gerçekçilik beklememeli arada kurgu olan da pek çok şey olmak zorunda?

Jessica, çocukları yüksek not alınca "okul çok kolay" diye müdürü azarlayacak kadar çılgın bir karakter...

Jessica, çocukları yüksek not alınca “okul çok kolay” diye müdürü azarlayacak kadar çılgın bir karakter…

Diziden bahsetmek istediğim ilk karakter, dizinin en iyisi olan Constance Wu’nun canlandırdığı Jessica karakteri. Bazen aksi, bazen sinirli fakat her daim tuttuğunu koparan, kendisinin ve ailesinin hakkını savunan bir karakter olan Jessica diziyi izlenebilir yapan en önemli karakter durumunda. Constance Wu bu karakteri gerçekten harika bir performansla oynuyor. Büyük bir sempati ve keyifle izlediğim Constance Wu muhtemelen benim bu yılki ödüllerimde de iddialı isimlerden biri olacak. Keşke Emmy vb büyük ödüllerde de görebilsek ama dizi ne yazık ki o kadar güçlü değil ve büyük ihtimalle Televizyon Akademisi üyeleri izlemeyecekler bile…

Sempatik ailemizin babası rolünde ise Randall Park yer alıyor. Olay film The Interview’da Kore diktatörü olarak tanınan Randall Park’ın karakteri Louis aslında diziye çok fazla bir şey katmayan bir karakter konumunda. Karakterle bir sorunum yok ama Randall Park’ın Constance Wu’nun epey gölgesinde kaldığı bir gerçek. Bir de restoranla ilgili konular pek fazla ilgi çekici şekilde yazılmıyor. Oradaki karakterler de ilgi çekici olmaktan uzak görünümde benim açımdan.

Biraz önce bahsettiğim gibi çocuklardan Eddie dizinin merkezindeki karakter konumunda. Her ne kadar Asyalı olsa da bir zenci gibi yaşayan, onlar gibi giyinen, onlar gibi müzikler dinleyen Eddie’nin ailedeki durumunun yanı sıra okulda yaşadıklarına da yakından göz atıyoruz. Ayrıca kendinden büyük komşu kızı Nicole’e olan umutsuz platonik aşkı da dizideki ilgi çekici konulardan biri durumunda. Çocuk oyuncu Hudson Yang da gerçekten iyi iş çıkarıyor. Eddie sanıyorum ki Jessica ile birlikte izleyicinin en sevdiği iki karakterden biri durumunda, en azından benim için öyle…

Sevdiğin kızın sana bakıcı olarak atanması. :(

Sevdiğin kızın sana bakıcı olarak atanması. :(

Ailemizin geri kalan iki çocuğu ise Eddie’nin küçük kardeşleri Emery ve Evan. Onların ise okulda yaşadıklarına falan şimdilik girmiyoruz. Sadece aile ile birlikte olan anlarına tanık oluyoruz ve oralarda da yüksek sempatiklik seviyeleriyle yüzümüzde bir tebessümle izlememizi sağlıyorlar. Bir de ailenin son üyesi olan büyükanne var ama onun ekran süresi çok az, yine de gözüktüğü bazı sahnelerde o da komedi anlamında diziye katkıda bulunuyor.

Anlayacağınız geçtiğimiz yıl daha ilk fragmandan beri merakla beklediğim Fresh Off the Boat benim beklentilerimi karşılayan iyi bir komedi çıktı. Evet her anda öyle kahkahalar attırdığını söyleyemem ama sempatik ailemiz keyifli bir 20 dakika geçirmemizi sağlıyor. Dizinin ikinci sezon onayı alması şu an çok yüksek ihtimal olarak gözüküyor. Aslında özellikle izlediğim network komedilerinin sayılarını azaltmak istediğim bir dönemdeyim ama sanıyorum Huang ailesini terk edemeyeceğim ve yeni sezonda da izlemeye devam edeceğim. Umarım ikinci sezonda daha da iyi olur ve adını daha geniş kitlelere de duyurmayı başarır Fresh Off the Boat…

Fresh Off the Boat 1. Sezon

Fresh Off the Boat 1. Sezon
7.7

Puan

7.7 /10

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

Merakla Beklediğim 2018 Filmleri
%d blogcu bunu beğendi: