Blogun sıkı takipçilerinden biriyseniz benden yerli bir dizi hakkında sezonluk yorum görmek sizi şaşırtmış olmalı. Tıpkı beni şaşırttığı gibi… Her ne kadar yabancı dizilerle tanışmadan önce onlarca yerli diziyi izlemiş biri olsam da son yıllarda giderek düşen kalite, birbirinin kopyası ucuz ve aşırı derecede uzun diziler bende yerli dizilere karşı ciddi bir soğukluk yarattı. Öyle ki Leyla ile Mecnun’u bıraktığımdan beri hiçbir diziyi 1-2 bölümden fazla izleyemedim. Tam da bu durumun daha çok uzun yıllar boyunca böyle devam edeceğini düşünürken karşıma “46” çıktı.

İlk olarak Breaking Bad’in yerli versiyonu olarak adından söz ettiren, daha sonra ise Breaking Bad ile hiçbir alakası olmadığı anlaşılan ve sadece o kafaya yakın bir iş çıkarmayı amaçlayan bir dizi olduğu anlaşılan “46: Yok Olan” ilgi çekici konusu, piyasadaki kaliteli oyunculardan olduğuna inandığım Erdal Beşikçioğlu’nun ve Issız Adam’dan bu yana sempatiyle baktığım Melis Birkan’ın varlığı, diğer Türk dizilerinden ayrılarak 60 dakika olacağı vaati beni diziye şans verme konusunda ikna etti.

46, kardeşi uzun yıllardır komada olan bir bilim adamı olan Murat’ın kardeşini iyileştirmek için yeni bir ilaç üretmesini ve bu ilacı kendi üzerinde denemesiyle ortaya çıkan değişik durumları konu alıyor. Murat ilacı kullandığında farklı bir kişiliğe bürünüyor ve ilacın etkisi geçtiğinde yaptıkları hakkında hiçbir şey hatırlamıyor. Bunun üzerine bir de Murat’ın yıllar önce öldürülen babasının ölümünün ardındaki sır perdesi elenince 46’nın Türk televizyonlarında görmeye alışkın olmadığımız cinsten orijinal bir konusu olmuş oluyor. Üstelik komiser Selin (Yasemin Allen) ve psikolog Ceyla’nın (Melis Birkan)  yan hikayeleri de konuyu derinleştirmeye yardımcı oluyor.

46 Yok Olan - 2

46: Yok Olan her açıdan ülkemizdeki dizi sektörünün çok üstünde bir iş. Hal böyle olunca reytinglerde kalitesiz, düşük seviyeli yapımların çok gerisinde kalması da sürpriz olmadı. Ne de olsa yılın bilmem kaç ayı boyunca her gün Survivor’ın reyting rekorları kırmayı başardığı bir ülkede yaşıyoruz. Dizinin reytinglerde bekleneni verememesi üzerine kanal tarafından 13 bölümde bitirilmesine karar verildi ve senaryo da buna uygun şekilde ilerleyerek son bölümde olası ikinci sezonun da mümkün olabileceği bir şekilde açık uçlu bir final yaptı. Ben aslında dizinin 13 bölümde bitirilmesini dizi için avantaj olarak gördüm. Çünkü bana kalırsa 46’nın uzun süre boyunca konusundaki ilgi çekiciliği koruması çok zordu. 13 bölüm böyle bir dizi için tam ideal oldu ve gereksiz uzatma işlemlerine girmeden zamanında bitirilmiş oldu. Hatta bana 13 bölüm olduğu halde bile bazı bölümlerde bana kendini tekrar ediyormuş hissi verdi…

Türkiye standartlarının üstündeki senaryosunu bir yana koyarsak 46’nın en büyük artısı Erdal Beşikçioğlu’nun üst düzey performansıydı. Behzat Ç. ile ciddi hayran kitlesi kazanan Erdal Beşikçioğlu’nu düzenli bir şekilde izlediğim ilk yapım oldu 46. Eğer 46 bir Amerikan yapımı olsaydı şu an muhtemelen Erdal Beşikçioğlu’nun Emmy adaylığı ihtimallerinden bahsediyor olabilirdik. Kadrodaki kadın oyunculardan Yasemin Allen’ı ilk kez izledim ve kendisine hayran kaldım. Yalnız oyunculuk performansı olarak çok da iddialı bir iş ortaya koyduğunu söyleyemeyiz. Seveni kadar sevmeyeni de çok olan Melis Birkan’ı da uzun bir aranın ardından uzun soluklu bir yapımda izleyebilmek beni memnun etti.

46: Yok Olan’ın pek çok açıdan ülke standartlarının üstünde bir iş olduğunu iddia etsem de tamamıyla kusursuz bir iş olduğunu iddia etmek mümkün değil. Dizideki konuk oyuncu performansları genel anlamda çok zayıftı. Yönetmenlik açısından zaman zaman iyi işler çıkarılsa da bazı amatörce çekilmiş sahneler diziden ciddi anlamda soğumaya neden oldu.

Özetle bana yıllar sonra yeniden yerli dizi izleten, blogda ilk kez yerli dizi yorumu yaptıran 46: Yok Olan ilgi çekici bir konuya sahip, Erdal Beşikçioğlu gibi kaliteli bir başrole sahip Türkiye standartlarının epey üstünde bir iş. Tabii bahsettğim standartlar çok yüksek olmadığından beklentiyi çok yukarıda tutmamak gerekiyor. Neticede 46 da kusursuz bir iş değil. Bence 13 bölümde bitmesi tam isabet oldu,  fakat bu tip kaliteli yapımlar reyting almadığı sürece ülkedeki dizi sektörü için beklentiye girmek bir hayli zor.

46: Yok Olan

46: Yok Olan
7.5

Puan

8/10

    Pros

    Cons

    Yorum yapmak ister misin?

    izleryazar Top 250 Film 2016'nın En İyi Filmleri
    %d blogcu bunu beğendi: